"Evet, hudûs hakikati kâinatı istila etmiş." ne demektir, izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Sözlükte “sonradan meydana gelmek” anlamında masdar olan "hudûs", kelam literatüründe Allah’ın varlığını kanıtlamak üzere başvurulan kozmolojik delillerden biri için kullanılan bir terimdir.
Bir varlığın veya olayın, hatta bütünüyle evrenin mevcudiyetine yokluğun tekaddüm etmesi, bunların bir zamanlar yokken sonradan var olması olgusunu ifade eder. Bu şekilde sonradan meydana gelen, dolayısıyla yaratılmış olan şeye "hâdis", onun yaratıcısına da "Muhdis" denir.
Bu âlemin hâdis olduğuna, yani sonradan var olduğu ve bu bakımdan evveli olmayan kadim bir yaratıcıya muhtaç bulunduğuna dair birçok deliller ileri sürülmüştür.
Kâinatta her şey istisnasız hadistir, yani hepsinin bir başlangıcı vardır. Her başlangıcı olanın bir muhdisi vardır, yani onu yoktan var edip ona varlık veren ezeli bir yaratıcı güç vardır. Bu anlamda hudûs delili, kâinatı kuşatmış ve istila etmiştir.
Bu âlem, sureti ve maddesiyle hâdistir. Yani cisimlerin sureti de maddesi de yok iken sonradan var edilmiştir. Her hâdis mutlak bir muhdise (mucit ve yaratıcıya) muhtaçtır. O hâlde bu âlem de bir muhdise muhtaçtır; o da Allah Teâlâ'dır.
Özetle hudûs bir şeyin yokluktan (adem) sonradan meydana gelmesi, öncesinin yokluk olması ve mevcut olmasının bir var ediciye (mucide) muhtaç olmasıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü