"Fakat ilim itibariyle insanlara dahi bir menfaat dokundurmak için şeran hizmete mükellef olduğumdan, hizmet etmek isterim. Lakin o hizmet, ya hayat-ı içtimaiye ve dünyeviyeye ait olacak; o ise elimden gelmez." Açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fakat ilim itibarıyla insanlara dahi bir menfaat dokundurmak için şeran hizmete mükellef olduğumdan, hizmet etmek isterim. Lakin o hizmet, ya hayat-ı içtimaiye ve dünyeviyeye ait olacak. O ise elimden gelmez. Hem fırtınalı bir zamanda sağlam hizmet edilmez. Onun için, o ciheti bırakıp, en mühim, en lüzumlu, en selâmetli olan, imana hizmet cihetini tercih ettim. Kendi nefsime kazandığım hakaik-i imaniyeyi ve nefsimde tecrübe ettiğim manevi ilâçları, sair insanların eline geçmek için, o kapıyı açık bırakıyorum. Belki Cenâb-ı Hak bu hizmeti kabul eder ve eski günahıma kefaret yapar. Bu hizmete karşı şeytan-ı racîmden başka hiç kimsenin -mü'min olsun, kâfir olsun, sıddık olsun, zındık olsun- karşı gelmeye hakkı yoktur. Çünkü imansızlık başka şeylere benzemiyor..."(1)

Üstad Hazretlerinin iman, hayat ve şeriat olmak üzere üç temel alanda vazifesi vardır. Bu vazifelerden en mühimi ve sıralamada birinci sırada olan iman vazifesidir. Diğer iki vazife olan hayat ve şeriat, geniş ve siyasî mefhumlardır ki, bunların tahakkuk etmesi uzun bir zaman ister. Bundan dolayı Üstad Hazretleri bu üç vazifeyi kısacık dünya hayatında cem’ edemez.

Üstad Hazretleri hayatı boyunca bütün mesaisini en lüzumlu ve en ehemmiyetli olan iman hakikatlerinin neşir ve ilanı için hasretmiştir. Sair hayat ve şeriat vazifelerini ise nuranî cemaatine bırakmıştır. “Lakin o hizmet, ya hayat-ı içtimaiye ve dünyeviyeye ait olacak.” tabirindeki içtimai ve dünyevi olan hizmet hayat ve şeriattır ki, bunlar ile meşgul olmak büyük kuvvet ve büyük mesai ister. Bu ise asıl vazife olan iman hizmetini sekteye uğratır. Bu nedenle Üstad Hazretleri bütün mesaisini iman hizmetine hasretmiştir. Diğer iki vazifenin nasıl yapılacağını eserlerinde izah etmiş, hedefe nasıl gidileceğini göstermiş ve raylarını ihzar etmiştir.

1) bk. Mektubat, On Altıncı Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...