Block title
Block content

Günümüzde Sahabelerin Bir Yansıması Nur Talebeleri mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Velayet-i kübra bir uç ise, buna yetişme kabiliyeti her insana verilmiş kanaatindeyiz. Ancak kişi, ihlasını uhuvvetini, samimiyetini tam manasıyla ortaya koyduktan sonra Cenab-ı Hakk'ın kendisine bu makamı ikram etmesiyle olur. Yoksa çok çalışıp gayret göstermekle ulaşılabilecek bir makam değildir. Belki nadirattan bazı zatların maneviyat ikliminde fazla kulaç atmalarıyla kendileri bu makamı cüzi ihtiyarilerini de kullanarak ulaşmış olabilirler. Bunların dışındaki kimseler ise ancak Cenab-ı Hakk'ın onlara bu makamı hibe etmesiyle ulaşabilirler.

Velayet-i kübra makamını bir şahsi manevi olarak düşündüğümüzde, tüm nur talebeleri içine girer. Sahabe efendilerimiz Peygamberimiz (asv)'in nübüvvet, yani ilim sıfatına mazhar olduklarından onlarda keşfu keramet görülmez. Çünkü velayet-i kübra makamına mazhar olan sahabeler, artık velayet-i suğra veya velayeti vustadaki keşf kerametlere ihtiyaç duymazlar.

Aynen bunun gibi, Risalet-i Nur da Peygamberimiz (asv)'in ilim sıfatından geldiğinden, ona tam teslim olup istifade edenler de bu makama mazhar olacaklarına kanaatimiz var. Ama dediğimiz gibi bu makamı genişçe düşündüğümüzde bu makam içerisinde en ileri seviyede olanlarında, en geri derecede olanlarında bulunduğunu müşahede edebiliriz. Güneşin yansıma ve tecellisine baktığımızda bir su kabarcığına da yansıdığını görürüz. Ta bir havuz ve nehir ve okyanusa da... Dolayısıyla bu yansıma en küçüğüne de en büyüğüne de olmaktadır. Herkes kendi kabına göre o güneşten istifade ettiği gibi, herkes kendi ahvaline göre de velayeti kübraya mazhar olabilmektedir.

İşte her şeffaf şey kendi mahiyeti ve kabiliyeti noktasından güneşin ışığını alıp haml ve hazm emektedir. Nur talebeleri de İslamiyet'e gelen taarruzları, gelen sıkıntıları en evvela kendi omuzları üzerinde hissedip, bu sıkıntılara çare buldukları veya bu sıkıntıları bertaraf etme gayretleri neticesinde bu makama ulaşabilmektedirler. Tabi bu sır belki diğer İslamî gruplarda da bulunmaktadır. En iyisini bilen şüphesiz yüce Mevla'mızdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...