"Hakaik-i imaniye ve Kur’âniye birer elmas hükmünde olduğu halde, siyasetle âlûde olsaydım, elimdeki o elmaslar, iğfal olunabilen avam tarafından,.." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hakaik-i imaniye ve Kur’âniye birer elmas hükmünde olduğu halde, siyasetle âlûde olsaydım, elimdeki o elmaslar, iğfal olunabilen avam tarafından, 'Acaba taraftar kazanmak için bir propaganda-i siyaset değil mi?' diye düşünürler. O elmaslara adi şişeler nazarıyla bakabilirler." (Mektubat, On Altıncı Mektup)

Kur’an ve iman hakikatleri, birer elmas, zümrüt ve cevher niteliğindedir. Siyasetin insanlara sattığı şey ise genellikle yalan, dolan, hile ve menfaattir.

Bu elmas ve cevherleri insanlara satmaya talip olan birisi, siyasete temas edip siyasi bir partinin ardına düşerse, elmas (iman hizmeti) ile cam (yalan) yanyana gelecek ve basit anlayışlı insanlar elmaslara adi cam parçaları nazarıyla bakacaklar.

"Aynı anda hem iman hizmeti hem siyaset olabilir" demek, tabiri yerindeyse aynı tezgâhta altın ile bakır satmak gibidir.

Bu nedenle iman hizmeti yapanların siyasete aktif girmeleri ve siyasetçi gibi davranmaları, büyük bir hata ve yanlıştır. Bununla beraber, vatan namına siyaset yapanlara sıcak bakmak, siyaset yapmak anlamına gelmemelidir. Bu vatanın evlatları olarak cemaatlere bağlı olan fertler, dine ve vatana en faydalı veya en az zararı olanı seçmeye meyilli olmalıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...