"Hayy ismine dair risalede izah edilen, hayatın mühim vazifeleri ve büyük meziyetleri ve kıymettar faideleri böyle çabuk sönmeye değil, belki uzun yaşamaya lâyıktır." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yine bir vakit hayatım çok ağır şerâitle sarsıldı ve nazar-ı dikkatimi ömre ve hayata çevirdi. Gördüm ki, ömrüm koşarak gidiyor, âhirete yakınlaşmış; hayatım dahi tazyikat altında sönmeye yüz tutmuş. Halbuki, Hayy ismine dair risalede izah edilen hayatın mühim vazifeleri ve büyük meziyetleri ve kıymettar faydaları böyle çabuk sönmeye değil, belki uzun yaşamaya lâyıktır diye müteellimâne düşündüm."(1)

Kâinat mektebinde nazarlara takdim edilen sayısız hâdiseler ve nihayetsiz güzellikler var. Bu mesele ve güzelliklerin kimisi çok sür’atli, kimisi çok yavaş seyrediyor. Sür’atli seyreden şeyler İlahî nazara, yavaş seyreden şeyler ise insanlara ve cinlere hitap ediyor. Allah’ın ilmi sonsuz olduğu için her şey nazar-ı şuhudundadır, zaman, mekân ve müddet gerekmez. Onun münezzeh nazarına bir an, bir salise kâfidir. Ama aynı seyir ve sür’at sair nazarlar için olmaz.

Üstad Hazretleri bahsin devamında meseleyi şöyle özetliyor:

"Sana hayatı veren Hayy-ı Kayyûma göre hayata bak."

"Ben de baktım, gördüm ki: Hayatımın bana bakması bir ise, Zât-ı Hayy-ı Kayyûma bakması yüzdür. Ve bana ait neticesi bir ise, Hâlıkıma ait bindir. Şu halde, marzî-i İlâhî dairesinde bir an yaşaması kâfidir, uzun zaman istemez."(2)

Hayatın bize bakması; Muhyi isminin tecellisiyle hayat sahibi olmamız, eşya ile münasebet kurmamız ve onlardan bir ömür boyu istifade etmemizdir.

Hayatın “Zât-ı Hayy-ı Kayyûma bakması yüzdür.” Hayat Allah’ın bir sıfatıdır, bize ihsan ettiği hayat da O’nun en mükemmel eseridir. Bütün kâinatı hayata hizmet edebilecek şekilde terbiye ve tanzim etmiş, her şeyi onun hizmetine vermiştir. İrade etme, güç sahibi olma, görme, işitme, inanma, sevme gibi yüzlerce sıfat hayat sahiplerine ihsan edilmiştir. Bunların her birinde Allah’ın esmâ ve sıfatları tecelli etmektedir. Böyle yüzlerce cihet ile hayat Zât-ı Hayy-ı Kayyûma bakmaktadır.

"Şu halde, marzî-i İlâhî dairesinde bir an yaşaması kâfidir, uzun zaman istemez."

Resul-u Kibriya (asm.)'ya intisab eden, onu görüp iman eden insanlar bir anda sahabe oldu ve en yüksek makamlara eriştiler.

Şehitler de hayatlarını, hayatı verene bir anda feda edip, ebedî hayatta velayet makamıyla taltif edileceklerdir.

Allah’ın rızasına bir an bile olsun mazhariyet hiçbir şeyle mukayese edilmez en yüce bir makamdır. Ahirette ebedî lütufları netice verecektir.

Bir an bile olsa, marzî-i İlâhînin kazanılması, ebediyen mes’ud olmanın teminatıdır.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Dördüncü Şua.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 6.372
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...