"Hem iman, kemiklerimle mebde-i hilkatimin toprağı, ayak altında ehemmiyetsiz mahvolmuş kemikler olmadığını, belki o toprak, rahmet kapısı ve cennet..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem iman, kemiklerimle mebde-i hilkatimin toprağı, ayak altında ehemmiyetsiz mahvolmuş kemikler olmadığını, belki o toprak, rahmet kapısı ve cennet salonunun bir perdesi olduğunu sırr-ı imanla gösterdi." (Lem'alar, 26. Lem'a, Yedinci Rica.)
Kâinatta birçok hadiselerin sırrı ve hikmeti ancak iman ile bilinir. Küfür ve inkâr gözlüğü, hadiselerin ince sırlarını ve hikmetlerini örtüyor.
İnsan bedeninin öldükten sonra dağılıp toprağa karışması, ikinci dirilişin önünde bir engel değildir. Zira insan bedeninde çalışan zerreler toprak, su ve hava gibi unsurlarda dağınık bir hâlde iken, Allah onları toplayıp onun bedenini hiçten ve yoktan var etmiştir. Böyle bir kudrete sahip olan bir Zât, nasıl olur da "ikinci toplanmayı yapamaz?..."
Yani ölmüş insanın kemikleri ayakaltına atılmış ehemmiyetsiz nesneler değillerdir. Allah bu kemikleri tekrar hayatlandırıp, insana ikinci bir kez iade edecektir. Toprak, nasıl hayata kaynaklık ediyor ise; aynı şekilde insanın çürümüş kemiklerine de kaynaklık edecektir. Bu yüzden toprak, ebedî rahmetlerin bir geçiş kapısıdır. İşte iman bize bu dersi veriyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar