"Hem korkmayınız, Risale-i Nur yasak olmaz." Risale-i Nur bir dönem yasaktı, Üstad hapis yattı, nasıl anlayabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem korkmayınız, Risale-i Nur yasak olmaz. Hükümet-i Cumhuriyenin mebusları ve erkânlarının ellerinde mühim risaleleri, iki, üçü müstesna olarak serbest geziyorlardı. İnşaallah, bir zaman hapishaneleri tam bir ıslahhane yapmak için bahtiyar müdürler ve memurlar, o Nurları mahpuslara, ekmek ve ilaç gibi tevzi edecekler." (Şualar, 11. Şuâ, Dördüncü Mesele)
Evvela bilinmelidir ki, o zaman yasaklanan Risalelerin isimleri olsa da hakikatleri yasaklamak mümkün değildir. Ayrıca mahpus olan Nur talebeleridir, hakikatlere ise pranga vurulamaz.
Bu ifadeyi doğru anlayabilmek için hem tarihsel süreci hem de Bediüzzaman'ın kullandığı perspektifi birbirinden ayırmak gerekir. Bahsettiğiniz durum, birbiriyle çelişen değil, farklı düzlemlerde gerçekleşen hakikatler bütünüdür. Bu ifadeyi değerlendirirken şunları dikkate alabiliriz:
Söz konusu ifade, Risale-i Nur’un mahiyetine dair bir inanç taşır. Üstad Hazretleri, eserlerinin içeriğinin Kur'an hakikatlerine dayandığını, devletin bekasına veya asayişe zarar vermediğini savunur. Onun perspektifinden yasak olmaz ifadesi, "Bu eserler özü itibarıyla yasaklanmayı hak etmez." anlamına gelir. Tarihsel süreçteki baskılar ve yasaklar ise dönemin siyasi atmosferi, yanlış anlamalar veya taraflı yargılamalar sonucunda ortaya çıkan fiili durumlardır.
Metinde sadece mevcut durumdan değil, aynı zamanda "İnşallah, bir zaman..." diyerek geleceğe dair bir temenniden bahsedilmektedir. Bu, o günkü baskıcı ortamın kalıcı olmadığını, nihayetinde adaletin tecelli edeceğine ve bu eserlerin toplumun ıslahı için bir ihtiyaç olarak kabul edileceğine dair bir öngörüdür. Yani bu cümle, bir durum tespiti olduğu kadar, bir hayırlı beklenti ifadesidir.
Risale-i Nur Külliyatı içerisinde, karşılaşılan zorluklar, hapisler ve sürgünler genellikle müspet hareket düsturuyla göğüslenir. Üstad, yaşanan eziyetleri davanın bir parçası veya sadakat testi olarak nitelendirir. Dolayısıyla, "Korkmayınız!" vurgusu, yaşanan eziyetleri inkâr etmek değil, bu eziyetlerin hakikati bastıramayacağı ve nihayetinde bu eserlerin toplumda karşılık bulacağı inancını muhafaza etmektir.
Siyasi değil, hakikati temsil eder: Eserlerin içeriğinin yasaklanamaz olduğu vurgulanır; çünkü bilginin ve iman hakikatlerinin zorla engellenemeyeceğine dair bir inanç ve güven vardır.
Sabır ve metanet mesajı: Zor zamanlarda takipçilerine moral vermek, onları yeise düşmekten korumak ve hukuki sürece olan inancını canlı tutmak için söylenmiş bir telkindir.
Geçici bir süreç: Hapislerin ve yasakların, uzun vadede hakikatin ortaya çıkmasına vesile olacak geçici süreçler olarak görülmesi gerektiğine dair bir bakış açısı sunar.
Özetle, bu ifade tarihsel gerçekliği yalanlayan bir retorik değil; yaşanan mağduriyetlerin içinde bile hakkın er ya da geç hakim olacağı inancını koruyan, talebelerine sabrı tavsiye eden stratejik ve manevi bir duruştur.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü