"Hem nefsimizde, hem etrafımızda bir rahmet-i âmme ve bir hikmet-i şâmile ve bir inayet-i daime müşahede ediyoruz." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem madem, gözümüzle gündüz gibi, hem nefsimizde, hem etrafımızda bir rahmet-i âmme ve bir hikmet-i şâmile ve bir inayet-i daime müşahede ediyoruz ve dehşetli bir saltanat-ı rububiyet ve dikkatli bir adalet-i âliye ve izzetli icraat-ı celâliyenin âsârını ve cilvelerini görüyoruz."(1)

Allah’ın sonsuz rahmet ve şefkatinin her şeyi ihata ettiğine, her şeyi ve her eşyayı mükemmel bir hikmet ve fayda ile teçhiz ettiğine, daimî ve sürekli bir şekilde ikram ve ihsanda bulunduğuna hem nefsimiz hem de bizim dışımızda olan diğer canlılar ve bütün eşya şahittir.

Evet, Allah’ın sonsuz şefkat, sonsuz hikmet ve sonsuz ikram sahibi olduğuna bütün kâinat ve içindeki her bir eşya şahid ve delildir. Bahar mevsiminde kupkuru topraktan bize sayısız nimetleri çıkaran Allah, elbette sonsuz kerem ve şefkat sahibidir. Her bir şeye binlerce fayda ve hikmet takan Allah, elbette sonsuz hikmet sahibidir.

"Sonsuz şefkat ve hikmetini böyle sayısız eserleri ile gösteren Allah, acaba insanoğlunu dirilmemek üzere yok eder mi? Bu onun sonsuz şefkat ve hikmetine uygun olur mu?" diyerek, şefkat ve hikmet sıfatının ahireti iktiza ettiğine işaret ediliyor.

Yoklukta kalmayıp varlık sahasına çıkmak bütün varlıklar için en büyük bir rahmet olduğu gibi, bütün canlı türlerinin her nevi ihtiyaçlarının yerine getirilmesi de canlılar âlemi için ayrı bir rahmettir.

Bedenimizde vazife yapan bütün organlardan, kâinatta bize hizmet eden bütün sistemlere kadar, her şeyde bizim için bir rahmet, bir ihsan vardır. İnsan bu faydaları, bu rahmet tecellilerini düşünmekle Rabbine daha fazla teveccüh eder. İnsanın ebede namzet olması, insan kalbinin ancak ebediyetle ve ebedî bir zatın marifetiyle tatmin olacak bir ulviyet taşıması da çok daha ileri mânada bir rahmettir.

Biz, Güneş’in ve Ay’ın yaratılış hikmetlerini rahatlıkla anlasak bile, her galaksinin, her yıldızın hikmetini aynı bedahette okuyamayız. Kâinatın bir küçük misali olan kendi varlığımıza baktığımızda, saçımızdan tırnağımıza kadar her şeyde tecelli eden İlahî hikmeti daha bedihî olarak okuyabiliriz. Gözün görmesi bir rahmet olduğu gibi, elin tutması da ayrı bir rahmettir.

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Yedinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...