"Her hakiki hasenat gibi cesaretin menbaı imandır." Hasenatın hakikisi ve hakiki olmayanı ne demektir, açıklar mısınız?
Değerli Kardeşimiz;
Hasenat; kelime olarak, güzellikler, iyi ameller ve iyilikler gibi manalara geliyor. Hasenatın iki rüknü vardır. Birisi kalıbı, diğeri ise niyetidir. Mesela, namaz bir hasenattır. Namazın kalıbı, kılınış şekli, fiilleridir; niyeti ise ihlâstır. Yani Allah için yapmaktır. Bu ikisi tam yapılır ise namaz hakiki olur; birisi eksik olursa, namaz hakiki olmaz.
Cesaretin de aynı şekilde bir kalıp, bir de niyet boyutu vardır. Kalıp ciheti yapılıp, ihlâs ciheti yapılmazsa, hakiki cesaret olmaz; yapmacık ve suni olur. Münafığın kıldığı namaz ile müminin kıldığı namaz kalıp olarak aynı iken, niyet olarak farklıdır. Müminin namazı hakiki iken, münafığın namazı gayr-i hakikidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
"her hakikî hasenât gibi, cesaretin dahi menbaı imandır, ubûdiyettir. Her seyyiât gibi cebânetin dahi menbaı dalâlettir."
Burada, her hakikî hasenâtın menbaı gibi cesaretin dahi menbaı imandır, ubûdiyettir. Her seyyiâtın menbaı gibi cebânetin dahi menbaı dalâlettir.
Türkçede Üstadın belirttiği gibi bir durum var mı bilmiyorum ama menbaı kelimeleri olmazsa anlatım bozukluğu denilen sıkıntı olabilir. Ama kastedilen benim ifade ettiğim gibi diye düşünüyorum.
Fakat Risale-i Nurun diline itiraz etmiyorum. Zira o şekilde Üstadın kalbine gelmiş.