Block title
Block content

"Hikmet" kavramı hakkında bilgi verir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hikmet kelime olarak insanın, mevcudatın hakikatlerini bilip hayırlı işleri yapmak sıfatına denir. Her şeye bir gaye ve maksat yerleştirmek, her şeyi manalı ve anlamlı kılmak, eşyaya güzel ve hayırlı neticeler takmak tamamı ile hikmet kapsamında olan şeylerdir.

Mesela; gözün hikmeti, görmektir, gayesi ise görülen şeyler üstünde tecelli eden Allah’ın isim ve sıfatlarını tefekkür etmek ve kullukta bulunmaktır.

Aklın hikmeti, eşyanın arka cephesinde duran manaları okumaktır, gayesi ise o eşya üstündeki tevhide işaret eden delilleri tefekkür ile okuyup Allah’ın isim ve sıfatlarını istihsan ve tesbih etmektir.

Kalbin hikmeti, kainatın küçük ipuçları ile işaret ettiği sonsuz güzellik sahibi olan Allah’ı sevmek ve ona perestiş etmektir...

Hikmet kuvve-i akliyenin vasat mertebesidir. Hakkı hak bilip imtisal etmek, batılı batıl bilip içtinab etmektir.

Müfessirler hikmete otuzdan fazla mana vermiştir. Kur'an'da manası en geniş ve zengin bir kelimedir. Her meslek ve meşrep sahibi kendi mesleğine uygun manalar vermiştir.

Mesela; fıkıh ilminde hikmet, helal ve haramı bildiren bir ilimdir, diye tarif edilmiştir.

Tasavvuf alimlerine göre hikmet, ledün ve manevi sırlar olarak tarif edilmiştir.

Bazı alimler hikmetten kasıt Peygamberimiz (asv)'in sünneti demiştir. Hikmet faydalı ilim ve  peygamberlik anlamına da gelir.

Filozoflar hikmeti felsefe olarak izah ediyorlar vs...

Üstad Hazretleri hikmete bütün bu manaları kuşatan bir mana vermiştir. İnsandaki akıl kuvvetinin, her hususta vasat mertebesine hikmet demiştir.

İnsan aklının üç mertebesi vardır.

Birisi tefrit mertebesi olan gabavettir. Bu mertebede akıl hiçbir şeyden haberi olmayacak kadar işlemeyen ve çalışmayan bir durumdadır. Ne hakkı ne batılı idrak edemeyecek bir hamakat derecesidir.

Birisi ifrat mertebesi olan cerbezedir. Bu mertebede ise akıl hakkı batıl batılı hak gösterecek kadar aldatıcı bir zekaya sahiptir.İnsanları ekseri dalalete atan ve saptıran insanlar bu cerbeze mertebesinde olan dahi derecesinde ki  kafirlerdir.

Diğeri ise vasat olan hikmettir. Akıl bu mertebede hakkı hak bilir ona tabi olur, batılı batıl bilip ondan uzak durur. Üstad Hazretlerinin bu hikmet tarifi diğer müfessirlerin tanım ve tarifinin üstünde bir çatı gibi durup hepsini içine alıyor.

Başka bir açıdan; hikmet, kelime anlamı olarak "sözde ve davranışta tam ve doğru isabet, lafzı az manası engin söz; Kur'an'da Allah'ın peygamberlerine ve seçkin halis kullarına nasip ettiği derin anlayış kabiliyeti" gibi çok çeşitli anlamlarda kullanılabilen geniş kapsamlı bir kavramdır. İslam alimleri, hikmet için çeşitli tarifler yapmışlardır. Fakat çoğunluğun üzerinde ittifak ettiği tarif şudur:

"Hikmet; faydalı ilim ve salih ameldir."(1)

Bu durumda hikmetli konuşmak dendiğinde anlaşılması gereken faydalı, özlü, doğru, yerinde ve gerektiği kadar konuşmak olmalıdır.

* * *

“Hikmet” için değişik tarifler getirilmiş. Bunlar içerisinde en yaygını “sır, gaye, fayda” mânâsı.“Bu işin hikmeti nedir?” denildiği zaman, “Bundan maksat ne? Bilemediğimiz ne gibi gizli sırlar taşıyor?” mânâsı akla gelir. O halde, yapılan bir işten bir fayda hâsıl olacaktır ki hikmet tahakkuk etsin.

Bu düşünce bizi hikmetin, “amelle beraber ilim” tarifine götürür. İslâm âlimleri, yalnız başına ilmi, hikmet kabul etmezler. İlimle amel edilmesini ve faydalı sonuçlar alınmasını şart koşarlar.

Eşyanın hakikatinden ve gayesinden söz ettiği için felsefeye “ilm-i hikmet” deniliyor. Ama bir felsefeci bu çalışmaları sonunda ortaya insanların tatbik edecekleri bir hayat anlayışı, bir ahlâk düzeni koymuyorsa, bu hakiki mânâsıyla hikmet değildir.

Hikmetin “nübüvvet” mânâsı da var. Peygamberlik müessesesi İlâhîdir. O Allah elçileri, kâinat kitabını hem okumuş, hem okutmuşlar ve insanlardan, Allah’ın emriyle, birtakım vazifeler istemişlerdir.

Hikmetin bir diğer tarifi: “Hikmet, ahlâk-ı İlâhiyye ile tahallûktur” yâni İlâhî ahlâk ile ahlâklanmaktır. İlâhî ahlâk, en kısa ifadesiyle, Kur’an ahlâkıdır, Allah’ın razı olduğu ahlâktır.

Kur’an-ı Kerim’in,

“İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle davet et.” (Nahl, 16/125)

fermanı, İslâm’ın tebliğiyle vazifeli kimselerin hem yaşadıkları asrı, hem bulundukları ortamı, hem de muhataplarının seviyelerini çok iyi değerlendirmelerini ve tebliğlerini en güzel ve en faydalı şekilde yapmalarını ders verir.

(1) bk. Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, I/915.

Risalede geçen yerler için tıklayınız:

- İşaratü'l-İ'caz, Fatiha Suresi

- Lem'alar, On Birinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: H | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7072 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...