Ana içeriğe atla
Bu siteyi kullanarak,
Çerez Politikamızı
kabul etmektesiniz.
Bu siteyi kullanarak,
Çerez Politikamızı
kabul etmektesiniz.
Giriş yap
Kaydol
Soru Sor
Rastgele Soru
Hızlı Git
Bilgi Yarışması
Risale-i Nur Külliyatı
Oku
Dinle
?
...
Soru - Cevaplar
Makaleler
Kaynak Eserler
Nurpenceresi
Bediüzzaman
Kaydol
Giriş yap
Okuyup anlamak isteyenlere...
Hızlı Git
Soru Sor
Okuyup anlamak isteyenlere...
Google ile
Risale-i Nur'da
Risale-i Nur Külliyatı
Oku
Dinle
?
...
Soru - Cevaplar
Makaleler
Kaynaklar
Nurpenceresi
Bediüzzaman
Bilgi Yarışması
Ana Sayfa
>
Tarihe Göre Sitemize Eklenen İçerikler
>
Ocak 13, 2010
İçerik Arşivi
« Önceki
Çarşamba, 13 Ocak 2010
Sonraki »
Gün
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Ay
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
Yıl
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
2015
2016
2017
2018
2019
2020
2021
2022
2023
2024
2025
2026
"Her şey kaderle takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin..." cümlesini nasıl anlamalıyız, cüz-i iradenin müdahalesi yok gibi bir anlam çıkıyor gibi?..
"Sükût etmek, bazen muhatabın insafa gelip matlup işe muvafakatine sebep olur." Ne demektir?
"İstifham eden adamın bilgisine göre, vücud ile adem mütesavidir. Maahaza bu gibi istifhamlara verilen cevablar, alelekser şu müsavat-ı zımniye ile verilir." Ne demektir?
"Lafzındaki fesahat-ı harikasıdır. Evet, Kur'an manen üslub-u beyan cihetiyle fevkalade beliğ olduğu gibi, lafzında gayet selis bir fesahati vardır." ifadesini açıklar mısınız?
"Hayatı boyunca hanımlarla konuşmaktan, nazarı ile dahi meşgul olmaktan şiddetle ictinab etmiştir." Peygamberimiz (asm) bizzat anlatmış, Üstad neden bu kadar hassas davranmış?
"Kader meselesi,.. İmana girmiş. Cüz-ü ihtiyarî, seyyiâta merci olmak içindir ki, akideye dâhil olmuş." İzah eder misiniz?
"Biri dedi: 'Bir âmir, hata ile felâkete atmışsa?' Dedim: Musibetzede mükâfat ister. Ya âmir-i hatâdarın hasenatı verilecektir..." İzah eder misiniz, buradaki şahıs kimdir?
"Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne içinde söylemiş? Niçin söylemiş?" suallerine binaen; bu makamlar bilinmediğinde ya da bilindiğinde, aradaki lafız-mana farklılığına birkaç örnek verebilir misiniz?
"Dolap ve çıkrık hükmünde olan güneşi,.." tabiri ne manaya geliyor? Çıkrık ve dolabın güneşle alakasını kurabilir misiniz?
"Menba-ı edep olan Kur'ân-ı Hakîmin bazı tâbirâtı bu yüzler ve perdelere göredir." cümlesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
"Kalbim maşukumun kemeri gibi hareket ve hışhış etmekte; onun kalbi ise onun bileziği gibi sükûn ve sükûttadır." Ne demektir?
"Herbir insanda, her bir latifenin ayrı ayrı vazife-i ubudiyetleri var. Ayrı ayrı lezzetleri, elemleri var." cümlelerini nasıl anlamalıyız?
"Eğer o bismillah demiyor, fakat sen de almaya muhtaçsan, sen bismillah de, onun başı üstünde rahmet-i İlahiyenin elini gör, şükürle öp, ondan al." İzah eder misiniz?
"Ene, haddizatında bir hava, bir buhar gibi iken, verilen ehemmiyete göre mâyi haline gelir. Sonra ülfetle kalınlaşır. Sonra gaflet ve isyan ile öyle kalınlaşır ki, sahibini yutar." Ne demektir?
Yükleniyor...