"İhtiyar", "İrade", "Kast", "Meşiet" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İrade: Kelime olarak bir şeyi yapmak veya yapmamak için olan iktidar, güç demektir. Cenab-ı Hak irade sıfatı ile muttasıftır ve iradesi ezelîdir. Yaratacağı şeyleri bu irade sıfatı ile kendi hikmeti ile birer veche tahsis buyurur ve onun irade buyurduğu da mutlaka oluyor.

İrade-i Külliye ve Mutlaka: Allah’ın iradesi mutlaktır ve küllîdir. Mutlak olması “bir başka iradenin onu kayıtlamasının düşünülemeyeceği” demektir. Küllî olması ise “sonsuz işleri birlikte irade edebilmesi” manasına gelir.

Kast: Kelime olarak bir işi bile bile yapmak, isteyerek ve niyet ederek o işe yönelmek demektir. Kast, aslında iradenin o işte tezahür etmesi, bariz bir hal alması demektir. Bazen irade olur ama bariz ve aşikâr olmaz, ama kast ile irade etmekte netlik ve aşikârlık vardır.

Meşiet: Kelime olarak dilemek, irade etmek, arzulamak, talep ve murad etmek gibi manalara geliyor. İrade ile aynı manadadır, lakin bazı kelam alimleri icat etmek ve yaratmak manasında geldiğini de söylemişlerdir.

“Allah dilemedikçe siz hiçbir şey dileyemezsiniz.” (İnsan Suresi, 76/30)

Allah dilemedikçe insan hiç bir şey yapamaz, istediği arzusuna nail olamaz.

İnsan yürümeyi dilemezse, yerinden kalkmazsa Allah onu yürütmez. Yürümeye karar verirse, Allah da onu yürütür, istediği yöne götürür.

Bazı işler de vardır ki, insan bir işi yapmaya niyetlenir ve karar verir, ama Allah küllî iradesiyle ona izin vermez. Meselâ İstanbul’a gitmek için bilet alır, ama seyahat edeceği gün rahatsızlanır veya bir yakını vefat eder, o da o menzile varamaz.

İnsanın bir şeyi irade etmesi, o işin mutlaka meydana geleceğini göstermez. Esas olan Allah’ın dilemesidir. O dilerse, kul arzusuna nail olur, dilemezse hiçbir iş vücuda gelmez. Bütün havl ve kuvvet Allah’tandır, her şeyin dizgini O’nun elindedir.

Her gün üzülerek şahit olduğumuz trafik kazaları bunun en açık delilidir. Kaza yapan bir otobüsteki yolcular, otobüse kendi iradeleriyle binmiş ve bir şehre doğru yola çıkmışlardır. Lakin Allah dilemediği için yolcular diledikleri şehre gidememiş, kimisi de Allah’ın dilediği kabir âlemine göçmüştür.

İhtiyar: İrade, ihtiyardan daha umumidir. İhtiyar, taraflardan birini diğerine tafdil ile beraber tercihtir. İrade; yalnız tercihtir. Mütekellimler, bazen iradeyi ihtiyar mânasında kullanmışlardır. İradenin zıddı kerâhet; ihtiyarın zıddı icâb ve ıztırardır.

Allah'ın irade sıfatı iki şekilde olur: Tekvinî İrade: Bir şeye taalluk edince hemen vuku bulur. Teşriî irade: Bu, Allah'ın muhabbet ve rızası demektir. Bu manada Allah'ın irade etmiş olduğu şeyin meydana gelmesi vacip değildir.

"Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez." (Bakara Suresi, 2/185) ayeti bu türdendir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

şeref askar

Özet olarak şöyle denilebilir :

Aynı anda bir çok şey istenilebilir. Bu meşiettir. Dünyadaki bütün insanlara imanı, islamı anlatma isteği...

Yalnızca bir kişiye anlatabilmek ve birini seçmek iradedir. (Yani meyl)

Bu meylin /iradenin neticesi olarak fiilin yapılması ihtiyar olur. Yani ihtiyarın üssül esası meyldir yani iradedir. Diger bir deyişle istitaatiyle yani verilmiş olan potansiyel gücüyle fiili yapamaya çalişmasına ihtiyar denir.

Meşiet sınırsız olabilir ama irade ve ihtiyar sınırlıdır yani cüzidir.

Kast ise fiilindeki niyettir. Yani insan, meşietiyle bir şeyi ister ve iradesiyle meyl eder ve ihtiyarıyla yapmaya çalışır. Ama aynı şekilde olmaz yani istediği şekilde yaratılmaz. Mesela dart tahtasında 12 den vurmak ister ama vuramaz. Kaçırır. Bu 12 den vurma niyetine kast diyoruz. Bu da Allah'ın fiili yarattığına delildir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...