Cüz-i ihtiyari hakkında kısa bir bilgi alabilir miyiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cüz-i ihtiyari: Lügat mânâsıyla kast, meşiet, dilemek demektir. İrade, iki makdurdan (takdir edilen, istenen iki şeyden) birinin meydana gelmesini tahsis eden sıfat olarak tarif edilmektedir. İnsanın bütün duyguları gibi, iradesi de mahlûktur, yâni yaratılmıştır. İlm-i kelâm âlimleri, insanın bir işe başlamasından önce kendisinde mevcut olan iradesini küllî irade, bu iradenin herhangi bir zamanda belli bir fiile taallûk etmesini, yâni yönelmesini cüz’î irade tâbir etmişlerdir. Buradaki küllî iradeyi Cenâb-ı Hakk’ın bir sıfatı olan İrade-i Külliye ile karıştırmamak gerekir. Cüz’î irade tâbirindeki cüz’î kelimesi, muayyen (belirli) mânâsına gelmektedir; yoksa az mânâsında değildir. İradenin cüz’i olması insanın bir anda ancak bir şey irade edebilmesi manasındadır.

Istılahta, insanın cüz’î iradesi kasd, kesb, ihtiyâr, talep, niyet, azm kelimeleriyle de ifâde edilmektedir.

Bir insan ihtiyar ve iktidarı dâhilinde olan onlarca meselede karar vermeden evvel iradesi küllidir. Mesela; yemek yiyebilir, namaz kılabilir, konuşabilir, araba kullanabilir, yazı yazabilir vs. bunların tamamına, ilk etapta insanın iradesi külli gibi görünür. Fakat araba kullanmaya karar verdikten sonra, o irade hemen cüz’ileşir. Aynı anda başka bir fiili veya işi murad edemez. Teakub dediğimiz sıra ve merhale devreye girer.

Cenab-ı Hak (c.c)’ta ise bir anda sonsuz şeyleri murad, ihtiyar ve takdir etmesi külli olup, bir murad başka ihtiyar ve iradeyi engellemez. Teakubi (işleri sırayla yapma) hâl Allah için söz konusu değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...