İlçe meşveretinde karara bağlanamayan meseleler il meşveretine mi götürülmeli? "X yerde böyle idi" veya "Y şehrinde bu tutmuş" denildiğinde orta yolu bulamıyoruz. Ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bir mesele en evvel yerel meşverette halledilmelidir. Şayet meşverette bir tıkanıklık veya tahakküm hâli hâkim ise ve bundan dolayı kararlar alınamıyorsa, o zaman ilgili il meşveretine götürülmelidir. Şayet orada da mesele çözülemediyse o zaman Bölge meşvereti esas alınır ve mesele oraya taşınır. Böylece meselenin çözümü yolunda adım atılır. Burda da çözülemeyen bir mesele genel meşveretin divan heyetine ulaştırılır ve değerlendirilmesi için çözüm aranır. Divan heyeti bu meseleyi kayda değer görürse meşverete taşır; yoksa halledilmesi için özel bir heyet oluşturup çözmeye çalışır.
Yaşadığınız bu durum, özellikle geniş bir coğrafyaya yayılmış ve yerel dinamikleri farklı olan cemaatlerde / hizmet yapılarında sıklıkla karşılaşılan, çok haklı ve çözülmesi gereken bir meseledir.
Farklı illerdeki güzel ve başarılı uygulamaları örnek almak niyet olarak çok güzel olsa da şartların ve muhitin farklılığı esası göz ardı edildiğinde meşveret tıkanabilir. Bir yerde çok iyi netice veren bir yöntem, sizin ilçenizin sosyal dokusuna, insan yapısına veya imkanlarına uymayabilir.
Bu tür durumlarda meşveretin çıkmaza girmemesi için şu ölçüleri ve hiyerarşiyi takip etmek en sağlıklı yoldur:
Mahalli Meşveret ile İl Meşvereti Arasındaki Bağ
Bildiğiniz ve uyguladığınız sistem doğrudur; ilçe meşveretleri, esas ve usul yönünden il meşveretine bağlıdır.
Eğer ilçe meşveretinde heyet ortak bir karara varamıyor, fikir ayrılıkları kronik bir hâl alıyor ve hizmet aksıyorsa, mesele netleştirilerek il meşveretine taşınır. İl meşveretinin o konu hakkında vereceği karar veya sunacağı çözüm ölçü kabul edilir ve mahalli heyet bu karara tabi olur. Bu, meşveretin selameti ve ihlasın korunması için şarttır.
Sonuca Varılmadığında Ölçümüz Ne Olmalıdır?
Eğer bir meselede orta yol bulunamıyorsa, şu temel prensiplere dönülmelidir:
Zamanın ve Mekânın Şartları: Meşverette en önemli unsur, karar alınacak olan burası ve şimdiki zaman gerçeğidir. Başka bir ildeki uygulama sadece bir tecrübe paylaşımı olarak masaya gelmelidir, bir şart veya mutlak doğru olarak değil. "Orada öyle yapılıyor" sözü yerine, "Bizim ilçemizin insanı buna nasıl tepki verir? Bizim bunu yapacak kadromuz ve maddi / manevi imkânımız var mı?" sorusu sorulmalıdır.
İstişarede Çoğunluk ve Tesanüd: Meşverette herkes fikrini söyler, ancak bir karara varılamıyorsa ya il meşveretinin hakemliğine başvurulur ya da o anki heyetin ortak zemin bulabildiği en asgari / risksiz kararla hareket edilir. Unutulmamalıdır ki şahsi olarak en doğru görünen fikir bile, meşveretin ortak kararı kadar bereketli ve hayırlı olamaz. İhlas ve tesanüdü korumak, en kusursuz kararı uygulamaktan daha sevaplı ve neticelidir.
Şahsiliğin Bırakılması: "Ben X şehrinde bunu yaptım, çok iyiydi." veya "Y ilimizde sistem böyle işler." anlayışı, meşvereti zenginleştirmek için birer zenginliktir. Fakat bu fikirler dayatmaya dönüştüğü an meşveret ruhu zarar görür. Ölçü; şahısların geçmiş tecrübeleri değil, hizmetin o anki ortak menfaatidir.
Ne Yapılabilir?
Gündemi Netleştirmek: Toplantı başında, "Bugün x meselesini konuşacağız, lütfen sadece ilçemizin şartlarını ve bu aya ait imkânlarımızı baz alarak fikir belirtelim." diye bir usul hatırlatması yapılabilir.
İl Meşveretinden Temsilci Davet Etmek: Yaşanan bu tıkanıklık sürekli hâle geldiyse, il meşveretinden veya ildeki tecrübeli abilerden / kardeşlerden birinin bir seferlik toplantınıza gözlemci ya da rehber olarak katılması rica edilebilir. Dışarıdan tarafsız bir gözün hakemliği, herkesin yerel tecrübelere takılıp kalmasını engelleyecektir.
Meseleyi "Uygulama ve Deneme" Sürecine Dökmek: Eğer iki fikir arasında kalınırsa ve ikisi de makul görünüyorsa, "Bu ay A fikrini bizim ilçede bir deneyelim, önümüzdeki ay neticeye göre B fikrini değerlendirelim." diyerek süreç zamana yayılabilir.
Meşveretteki ihtilaflar, niyetlerin temizliğinden ve hizmet etme arzusundan kaynaklanır; bu yüzden tamamen fena sayılmaz. Ancak bu durumun uhuvvete ve hizmetin hızına zarar vermemesi için il meşveretinin rehberliğine başvurmak en selametli yoldur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü