Block title
Block content

Nur cemaatinin farklı meşrepleri arasında ortak bir meşveretin olması şart mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur bir meslektir. İçinde bir çok meşrepler ve mizaçlar vardır. Bu yüzden her meşrebin kendine ait bir meşveret tarzı ve şekli oluşuyor. Bir meşrebin meşveret heyetini esas alıp diğerlerini esassız görmek, hem gerçekçi değil hem de Risale-i Nur'un yapısına uygun olmaz.

Ama bu meşreplerin umumi bir şekilde bir araya gelip büyük bir meşveret yapması güzel olur. Şayet böyle bir şey gerçekleşmiyor ise, bunu zamana bırakmak en güzelidir. Nasıl ki insanlar büyüdükçe gelişir ve olgunlaşır, aynı şekilde cemaatler de büyüdükçe, zamanla olgunlaşırlar. Bazı şeyler ancak olgunlaşınca zuhur eder. Hali hazırda bütün meşreplerin bir araya gelip ahenkli bir meşveret oluşturması zor görünüyor, ama ileride olmayacağı anlamına da gelmez.

Meşveret heyetleri belli bir meşrebin oluşumu olunca, burada alınan kararlar sadece kendi meşrebini bağlar. Diğer meşreplere teşmil etmek doğru olmaz. Zaten meşverette alınan kararlar dinin muhkem meseleleri olmadığı için, diğer meşrepte olanların ona uymaması günah olmaz. Lakin aynı meşrepte olanların meşveret kararlarına uyması gerekir, yoksa mesul olur.

Risale-i Nur adına ve onun gayreti ile hizmet eden her meşrebin ve cemaatin meşvereti, kendi cemaati açısından geçerli ve doğrudur. Diğer meşreptekilerin  bu meşverete yanlış ve esassız bakması doğru değildir. Risale-i Nur'un ihlas ve uhuvvet prensiplerine de uygun düşmez. Her meşveret kararları kendi meşrebi içinde saygın ve doğrudur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ihlasnur

Üstadımız, yanılmaz bir ferasetin ancak şahsı manevide olabileceğini ifade ediyor. Hisler ve duygular yanılabilir. Ama meşverete dayalı toplu bir aklın yanılması nerede ise imkansızdır ki, Peygamberimiz bu noktada adeta garanti veriyor. "Ümmetim dalalet üzerine ittifak etmez" hadisi bu garantinin seslendirilmesidir. Bir insan ne kadar istidatlı olursa olsun, yine nakıstır. Ancak bir şahsı manevinin ruhu ve aklı her açıkdan olay ve eşyaya yaklaştığı için yanılma payı daha azdır. Birini görmediğini diğer görür. Birinin anlamadığını diğeri anlar ve ha keza...Bunun organize edilmiş şekine de meşveret denir. Şahsı manevinin ferasetten öte kerameti dahi mümkündür. Samimi niyetlerle bir araya gelen bir cemaatin içine Allah'ın inayeti de dahil olur. Bu mananın detaylı izahı Yirmi Birinci Lema olan ihlas risalesinde geçmektedir. Bir kısmını buraya alalım: "İşte, ey Risale-i nur şakirtleri ve Kurânın hizmetkârları! Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız. Ve hayat-ı ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz. Elbette, dört fertten bin yüz on bir kuvvet-i mâneviyeyi temin eden sırr-ı ihlâsı kazanmakla tesanüd ve ittihad-ı hakikîye muhtacız ve mecburuz. Evet, üç elif ittihad etmezse, üç kıymeti var. Sırr-ı adediyet ile ittihad etse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakikî sırr-ı ihlâs ile, on altı fedakâr kardeşlerin kıymet ve kuvvet-i mâneviyesi dört binden geçtiğine, pek çok vukuat-ı tarihiye şehadet ediyor. Bu sırrın sırrı şudur ki: Hakikî, samimî bir ittifakta herbir fert, sair kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güya on hakikî müttehid adamın herbiri yirmi gözle bakıyor, on akılla düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi elle çalışıyor bir tarzda mânevî kıymeti ve kuvvetleri vardır." "aynı meşrepte olanların meşveret kararlarına uyması gerekir, yoksa mesul olur." yukarıdaki bu ibere şahsi kanaattır.8-10 kişi toplansa bu sadece onları bağlar üstadın varisleri iştirak veya tensibi olsa amenna.. yoksa umuma teşmil edilemez.sedece 8-10 kişiye teşmily edile bilir! Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
"8-10 kişi toplansa bu sadece onları bağlar" ________ Sizin meşveretten anladığınız nedir peki..? O 8-10 kişi bulundukları mahalde cematce seçilmişlerse..? Birileri "aman banane" derken, o 8-10 kişi mecburen de olsa omuzlamışlarsa bu "meşveret vazifesini..? Bu kıstasınızla reyine tabi olunacak "meşveret" yok mu yani..? "Bize" değil, Nurun düsturlarına ters olmayan, her meşveret kararı, ona tabi olanları bağlar elbette ki.. Uymayan da tabii ki mes'uldür.. Nedir "şahs-ı manevi" daha..?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...