"Ve şahsî garazları ve fikr-i intikamı uyandırdınız." cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i umumî-i müşterek-i milletten bîtarafane çıkmalı. Ve matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli. Halbuki, siz iki kıyâs-ı fâsidle, yani taşrayı İstanbul'a ve İstanbul'u Avrupa'ya kıyas ederek efkâr-ı umumiyeyi bataklığa düşürdünüz. Ve şahsî garazları ve fikr-i intikamı uyandırdınız. Zira, elifba okumayan çocuğa felsefe-i tabiiye dersi verilmez. Ve erkeğe tiyatrocu karı libası yakışmaz. Ve Avrupa'nın hissiyatı, İstanbul'da tatbik olunmaz. Akvâmın ihtilâfı, mekânların ve aktârın tehâlüfü, zamanların ve asırların ihtilâfı gibidir. Birisinin libası, ötekinin endamına gelmez. Demek Fransız büyük ihtilâli, bize tamamen hareket düsturu olamaz. Yanlışlık, tatbik-i nazariyat ve muktezâ-yı hali düşünmemekten çıkar."(1)

Osmanlının son dönemlerindeki aydınlar ve yazar çizer takımı, İslam aleminin durumunu ve kültürel yapısını göz ardı ederek körü körüne Batı'yı taklit etmemiz gerektiğini empoze ettiler. Yani kurtuluşu ve gelişimi Batı'ya teslim olmakta gördüler. Ve Müslümanları Batı'nın değerlerine teşvik ettiler. Halbuki İslam aleminin bünyesi Batı'nın bozuk ve zararlı düşüncelerini kaldırmaz. Batı'ya iyi gelen bir düşünce Doğu'ya ters gelip ölümcül bir virüs olabilir. Bunları düşünmeden ve değerlendirmeden direkt Batı'yı Doğu'ya tatbike yeltenmek cinayet ve hıyanettir.

Nitekim Batı'ya ait olan milliyetçilik mefkuresi Doğu'da kin ve ihtilafa sebep olup Müslüman kavimleri birbirine hasım etmiştir. Arabı Türk’e Türkü Araba düşman ettiler.Ve şahsî garazları ve fikr-i intikamı uyandırdınız.” cümlesini bu bağlamda değerlendirebiliriz.

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfî, İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...