"İslam Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından, dehşetli bir iktidar zannedilir..." Sadrazam ve serasker kimdir; nasıl aldatmış?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hatta İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından, dehşetli bir iktidar zannedilir. Hem bazı ehl-i velâyetin istihracatıyla anlaşılıyor ki, İslâm devletinin başına geçecek olan Süfyanî Deccal ise, gayet muktedir ve dahi ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan şan ve şerefe ehemmiyet vermeyen bir sadrâzam ve gayet cesur ve iktidarlı ve metin ve cevval ve şöhretperestliğe tenezzül etmeyen bir serasker bulur, onları teshir eder. Onların fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarını, riyasızlıklarından istifade ile kendi şahsına isnat ve o vasıtayla koca ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkılâp ve harb-i umumî inkılâbından gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyatı şahsına isnad ettirerek şahsında pek acip ve harika bir iktidar bulunduğunu meddahlar tarafından işâa ettirir." (Şualar, 5. Şua, İkinci Makam, Yirmi İkinci Mesele)

Paragrafta bahsedilen sadrazam ve serasker için özel bir isim verilmiyor. Bu figürler, Süfyanî Deccal'in kendi amaçları doğrultusunda kullanacağı yetenekli ve önemli devlet adamları olarak tasvir edilebilir.

Üstad Hazretleri, o dönemin siyasî ve askerî liderlerini ima etmiştir. Ancak bu liderlerin isimlerini doğrudan belirtmek yerine, onların genel özelliklerini ve Süfyan'ın onları nasıl kullanacağını anlatmıştır. Bu, hem dönemin hassas siyasî ortamından kaynaklanan bir tedbir hem de genel bir prensibi ifade etme amacı taşır.

Sonuç olarak, paragrafta belirtilen sadrazam ve serasker figürleri, belli bir kişiyi değil, Deccal'in iktidarını inşa etmek için kullanacağı dâhi ve yetenekli devlet adamlarını temsil eder.

"Hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından..."

Bu kısım, söz konusu İslam Deccalı'nın çok zeki, kurnaz ve ikna kabiliyeti yüksek bir lider olacağını ifade eder. "Masonların komiteleri" ifadesi, dönemin güçlü ve gizli teşkilatlarını, dış mihrakları ve uluslararası güç dengelerini simgeler. Deccal, bu gizli güç odaklarını bile kendi amaçları için kandırıp, desteklerini (müzaheret) alabilecektir. Bu, onun sadece kendi iç dinamiklerine değil, aynı zamanda dış güçlerin de desteğini arkasına alabileceğine işaret eder.

"...dehşetli bir iktidar zannedilir."

Deccal'ın kazandığı bu destekler sayesinde çok korkutucu ve yıkıcı bir güce sahip olacağı algısını oluşturacağını anlatır. Bu gücün gerçekte ne kadar sağlam olduğu tartışılırken, halkın ve diğer güçlerin gözünde "dehşetli" (korkunç, ürkütücü) bir iktidar gibi algılanacağı vurgulanır. Yani bu güç, kısmen bir illüzyon, bir algı yönetimi ve propaganda ile inşa edilmiş bir iktidar olacaktır.

İslam Deccalı'nın gücü sadece kendi yeteneklerinden değil, aynı zamanda uluslararası ve gizli güçlerin desteğini alarak inşa ettiği bir algıdan kaynaklanacaktır. Bu durum, onun iktidarını "sadece içeriden değil, dışarıdan da gelen bir tehdit" olarak görmemizi sağlar. Onun gücü, propaganda, aldatma ve stratejik ittifaklar üzerine kuruludur. Bu yüzden, gerçekte ne kadar güçlü olursa olsun, oluşturduğu algı çok daha büyük ve yıkıcı olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 582
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatması nasıl olmuştur,izah EDERMİSİNİZ 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Nur talebelerinin bakış açısına göre İslam Deccalının mason komitelerini aldatma süreci şu temel esaslara dayanır:

Menfi Milliyetçilik ve Unsuriyet Fikri

İslam Deccalı, masonların ve gizli komitelerin "din hürriyeti" veya "hürriyetçilik" adı altında sunduğu fikirleri, menfi bir milliyetçilik potasında eritir. Mason localarının dünya genelindeki sekülerleşme ve dini bağları zayıflatma hedeflerini, yerel bir "ulus inşası" maskesiyle yürütür. Bu sayede, mason komiteleri kendi ideallerinin gerçekleştiğini sanırken, Deccal aslında bu gücü kendi şahsi ve istibdatçı otoritesini kurmak için kullanır.

Şeair-i İslamiyeyi Tahripte Ortaklık

Masonik komitelerin temel hedeflerinden biri, semavi dinlerin toplum üzerindeki etkisini kırmaktır. İslam Deccalı, bu komitelerin desteğini almak için İslam’ın simgelerini (şeairini) ve bin yıllık geleneklerini hedef alan reformlar yapar.

Masonlar, bu hamleleri "çağdaşlaşma ve aydınlanma" olarak görür ve desteklerler. Ancak Deccal, bu yıkımı aslında toplumu manevi bir boşluğa düşürerek kendisine mutlak itaat eden, ruhsuz bir kitle oluşturmak için yapar. Yani masonları, kendi diktatörlüğünün yol temizliğini yapmaları için birer araç olarak kullanır.

"Hürriyet" Maskesi Altında İstibdat

Nur derslerinde vurgulandığı üzere, Deccal son derece zekidir ve aldatıcı bir cazibeye sahiptir. Mason localarının "Hürriyet, Müsavat (Eşitlik), Uhuvvet (Kardeşlik)" sloganlarını kullanır.

Masonlar, onun bu söylemlerine bakarak kendilerinden biri olduğunu düşünürler.

Fakat o, bu kavramların içini boşaltarak en dehşetli bir mutlak istibdadı (baskıyı) kurar. Masonlar özgür bir toplum inşa ettiklerini sanırken, aslında her şeyin tek bir merkeze ve şahsa bağlandığı devasa bir çarkın parçası haline gelirler.

Dünya Menfaati ve Siyasi Deha

Risale-i Nur'un tabiriyle, bu şahıs "müthiş bir cerbeze" ve "siyasi bir zeka" sahibidir. Batılı gizli komitelere, Doğu'da onların çıkarlarına hizmet edecek bir "tampon bölge" veya "modern bir uydu" vaat eder. Bu stratejik aldatmaca sayesinde, dış destekli localar onun dini ortadan kaldırma girişimlerine hem finansal hem de diplomatik koruma sağlarlar.

Şahsi Deha ile Komiteleri Kendi Safına Çekme

Nur talebelerinin bakış açısına göre İslam Deccalı, masonları sadece dışarıdan aldatmaz; bizzat o yapıların içine nüfuz ederek veya o yapıları devlet mekanizmasıyla iltihak ettirerek kontrolü ele alır. Masonlar, kendi gizli ajandalarının uygulandığını zannederken; aslında Deccal, onların teşkilatçı gücünü kullanarak İslami değerleri tahrip eden bir şahs-ı manevî (kötülük organizasyonu) oluşturur.

Özetle; Nur talebelerinin bakış açısında bu aldatma; dinsizliği yaymak isteyen gizli locaların, bu işi "halkı Müslüman olan bir coğrafyada" en hızlı ve etkili şekilde yapacak olan kişiyi (Deccal'ı) kurtarıcı gibi görmelerinden kaynaklanır. Ancak sonuçta ortaya çıkan, masonların hayal ettiği "liberal" dünya değil, dinin ruhunun çekildiği ve tamamen maddeye dayalı, baskıcı bir sistemdir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...