"Bir zattan istenilmezse, o vakit umum güneşler, yıldızlar, hakiki hareket ile ve hadsiz bir süratle hadsiz bir mesafeyi her gün kat etmeleri lazım gelir." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

En küçük bir varlık olan karıncanın hayata kavuşması için bütün kâinatın çarklarının bir fabrika gibi birlikte çalışması ve hareket etmesi gerekiyor. Bir karıncanın hayata mazhar olması ve hayatını idame ettirebilmesi için güneş, hava, toprak, su, bitki lazım. Hatta karınca ile hiç alakası yok gibi görünen çok uzaktaki bir gezegenin yörüngesinde intizamlı hareket etmesi gerekiyor ki hayat devam etsin. Bir gezegen zerre miskal intizamını bozsa kâinat yerle bir olacak, bütün hayatlar sönecektir. Öyle ise bir hayata sahip olmak için bütün kâinata sahip olmak gerekiyor.

"Her bir şey, hareketiyle bütün eşyayı vahdet namına zapteder. Demek bütün yıldızları elinde tutmayan, bir tek zerreye rab olamaz."(1)

Kâinat âdeta bölünmez ve parçalanmaz bir küldür. Hâl böyle olunca, parça kiminse bütün de onundur. Tarla kiminse, tarladan kalkan mahsul de onundur.

Aynı şekilde zerre kiminse, zerrenin girdiği ve hareket ettiği mekânlar da onundur.

Hülasa, "zerre kiminse, zerrenin hareket ettiği kâinat da onundur."

Kâinatta muazzam bir yardımlaşma, dayanışma, birbirinin ihtiyacına cevap verme, kenetlenme mevcuttur. Her bir unsur diğer unsurun imdadına koşturulmakta, biri olmadan diğeri olamamaktadır. Bu da kâinatın parçalanmayan bir bütün halinde olduğunu göstermektedir. Kâinat tecezzi kabul etmeyen bir küll hükmündedir.

Çiçeğin büyüyüp gelişebilmesi için bütün kâinatın çarklarının bir fabrika gibi birlikte çalışması ve hareket etmesi gerekiyor. O çiçeğin neşvünema bulması için güneş, hava, toprak ve su lazım.

Bütün kâinata ve unsurlara hükmü geçen sonsuz kudret sahibi olan Allah, onları o çiçeğin imdadına gönderebilir ve ona hizmet ettirebilir. Bütün kâinatı elinde tutabilmek için de sonsuz bir ilim, mutlak bir irade ve nihayetsiz bir kudret lazımdır.

Kâinat ve kâinatın unsurları ve elementleri arasında açıkça görülen yardımlaşma, dayanışma, birbirinin ihtiyacına cevap verme gibi fiiller, kâinatı parçalanmaz ve bölünmez bir bütün haline getiriyor. Bu fiiller sayesinde kâinat âdeta müşterek çalışan bir fabrika şekline giriyor; tamamı ile hayat sahiplerine hizmet ediyor.

Mesela; bir elmanın teşekkülünde; güneş, hava, su, toprak, elementler, dolaylı olarak yıldızlar ve galaksiler, hepsi bir intizam ve yardımlaşma içinde çalışıyorlar. Şayet bu unsurlardan bir tanesi bu yardımlaşma ve dayanışma içinden çıksa, elma olmaz.

Nasıl ki, bir fabrikanın içindeki cihazlardan birisi bozulsa ya da atıl kalsa, netice ve gaye elde edilemez ise, aynı şekilde kâinat fabrikasının bir dişlisi kırılsa ya da bozulsa hayatın teşekkülü mümkün olmayacağı gibi, -farzımuhal- teşekkül etse de devam etmesi mümkün olmazdı.

Demekki hayat kimin ise, hayatın teşekkülünde hizmet eden kâinat ve çarkları da onundur. Bu da Allah’ın kâinat üstündeki rububiyet ve uluhiyetini açıkça gösterip ispat ediyor. Güneş'in bir çiçeğe boyun eğmesi ve ona hizmetkârlık yapması; Allah’ın tedbir ve terbiyesinin her şeyi kuşattığını ilan ediyor. Daha bunun gibi binlerce misali buna kıyas edebiliriz.

Yardımlaşma ve dayanışma, kâinatın umumunda göründüğü gibi, en küçük bir parçası olan hücre ve atomlar arasında da işleyen bir kanundur. Bu kanunların izleri ve işaretleri dikkatle takip edilip izlenirse, bizi tevhide götürür.

Şuursuz ve cansız varlıkların yardımlaşma ve dayanışma gibi şuurlu fiilleri sergilemeleri mümkün olmayacağına göre, bu fiillerin arkasında Allah’ın sonsuz kudreti ve sonsuz rahmeti Güneş gibi aşikâr olarak görünür.

Yine sanat ve ticaret ile uğraşanlar; birlikte kolaylık, çoklukta zorluk olduğunu anladıkları için, şirketleşme ile çok işleri bir çatı altında toplamışlar. Yoksa dağınık ve çok olan işlerin hepsine yetişip idare etmek çok zordur. Ehl-i ticaret, bu zorluğu aşmak, daha münbit çalışmak, daha fazla kâr etmek, işleri kolay bir şekilde çekip - çevirmek ve idare etmek için sermayelerini birleştirerek şirketleşme yoluna gidiyor. Her sahada birlik olmak, çokluktan daha makul ve daha kolaydır.

İşte yıldızların ve Güneş'in o muazzam hareketleri ve idarelerindeki kolaylık tevhitten ileri geliyor. O muazzam neticeleri o şuursuz olan yıldız ve galaksilere havale edilirse, değil mevsimlerin meydana gelmesi, en küçük bir hareket bile yapılamaz. Bu yüzden şirk, çıkmaz bir sokaktır.

1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, Birinci Mevkıf (Haşiye).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 9.786
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ayşe İkra Mermer

Allah razı olsun ..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ahmedtanrikulu

Tam olarak cümleyi izah eder misiniz

Hakiki hareket dediği nedir?

Neden bir tek zata verilmezse her gün mesafe katetmeleri gerekiyor. Ne mesafesi katedecekler??

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

"...o vakit umum güneşler, yıldızlar, hakiki hareket ile ve hadsiz bir süratle hadsiz bir mesafeyi her gün katetmeleri lazım gelir.": Burası, ilk kısımdaki şartın (Allah'a isnat etmemenin) sonucunda ortaya çıkacak olan mantıksızlığı ve imkânsızlığı vurgular.

Eğer evrendeki her bir yıldız, her bir güneş, her bir gezegen kendi kendine hareket etseydi, yani onları yöneten, onlara yol gösteren, çarpışmalarını engelleyen, yörüngelerini belirleyen tek bir merkezden gelen bir kanun ve irade olmasaydı, o zaman her birinin bu muazzam hızlarda ve sonsuz mesafelerde, hiçbir düzene bağlı kalmadan, kendi "bireysel" hareketlerini sürdürmeleri gerekirdi. Bu ise kaçınılmaz bir kaos, çarpışma ve yok oluş anlamına gelirdi.

Gözle görülen, akıl almaz karmaşıklıktaki bu düzen ve işleyiş, tesadüflerle veya kendi kendine oluşamaz. Bu, ancak üstün bir irade, ilim ve kudret sahibi bir yaratıcının eseri olabilir. Eğer birden fazla yaratıcı, birden fazla irade olsaydı veya hiçbir irade olmasaydı, evrende tam bir kaos hükmederdi. Hiçbir gezegen yörüngesinde kalamaz, hiçbir yıldız çarpışmadan duramazdı.

Kainatın her köşesinde, en küçük zerreden en büyük galaksiye kadar işleyen aynı kanunlar, aynı düzen, aynı işleyiş, tek bir Yaratıcı'nın varlığını ve her şeye hükmettiğini gösterir. Aksi takdirde, her şey birbirine karışır, işler raydan çıkardı.

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...