"Kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı ve Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının mu’ciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem hiç mümkün müdür ki, kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı ve Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının muciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası olan Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan, o Halıkın kelâmı olmasın? Hâşâ, âyâtının esrarı adedince hâşâ!"(1)

"Kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı"

Kâinat, Allah’ın irade ve kudret sıfatı ile yazmış nice mânalarla dolu bir kitap olduğu gibi, Kur’an-ı Kerim de O’nun kelam sıfatından gelen bir kitaptır. Bu iki kitap birbirini şerh ve izah ediyor.

"Şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi ve âyât-ı tekviniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi..." (25. Söz)

İnsan aklı ile kâinatın hal diliyle bize verdiği dersi idrak edemiyor. İnsanlığın bu acizliğinden, bu çaresizliğinden dolayıdır ki; Allah, peygamberler ve kitaplar göndererek, kâinatın dilini ve maksatlarını izah etmiştir. Bu İlâhî kitaplar içinde de kâinatın ne mâna ifade ettiğini en mükemmel şekilde izah ve tercüme eden Kur’ân-ı Kerim'dir.

Nasıl ki, dilini bilmediğimiz bir turist karşısında aciz ve çaresiz kalıp, bir tercümana ihtiyaç duyuyorsak; aynı şekilde kâinatın ve içindeki varlıkların dilini anlamak için de Kur’ân’ın tercüme ve tefsirine muhtacız.

Vahiy; Allah’ın ezelî ilminden süzülüp gelen bir rehber olmasından dolayı, değil kâinatı, Allah’ın bütün mülkünü kuşatacak ve ihata edecek bir mahiyettedir. Demek varlık hakikatini bütünü ile tarif ve tasvir etmek; ancak vahye mahsus bir hususiyettir. Kur’ân’ın bir ucu maddî âlemde iken, diğer ucu Vacibü'l-Vücud olan Allah’ın Zât-ı Akdesi ve sıfatlarındadır.

İşte Kur’ân; kâinattaki sayısız diller ile ifade edilen delilleri insana tefsir ve tercüme eden bir rehber gibidir. Evet, kâinat içinde her bir tür kendine has bir dil ile Allah’ı bize isim ve sıfatları ile tarif ediyor, Kur’an ise bu tarifleri bize iman ve hidayet kaynağı olarak tercüme ediyor.

Kâinatta tecelli eden bütün hâdiseler, İlahî isimlerin bir cilvesi ve nakşıdırlar. Mesela yeryüzündeki bütün canlılarda görülen şifalar Şafi isminin, bütün canlıların muntazaman beslenmeleri ve rızıklanmaları da Rezzak isminin tecellisidir.

Rızık ve şifa kâinatın iki muazzam ve iki âli hakikatidir. Kur’an’ın bu iki hakikati bu iki isme bağlaması ve dayandırması da, bu iki hakikatin hem kaynağı hem de tercümesi oluyor. Evet, kâinattaki bütün işler ve eserler bir isme dayanır ve hakikatini o isimden alır. Bunu insanlara Kur’an en berrak ve en bariz bir şekilde ifade ve tercüme ediyor.

"Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının mu’ciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası olan Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan"

Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ını, şuûnatını, isimlerini, sıfatlarını ve fiillerini, kâinatın ve insanın yaratılış gayesini, eşyanın hakikatini, Allah’ın nelerden razı olduğunu en harika bir üslup ile beyan edip insanlığa en mükemmel bir şekilde ders veren Kur’an-ı Kerim’dir.

Eğer iş insanın çok sınırlı ve mahlûk olan mücerred aklına kalsa idi, bu ulvî hakikatleri idrak etmesi mümkün olmayacaktı.

Bir insan ne kadar zeki, kabiliyetli, ince anlayışlı, ilim ve irfanda ileri olursa olsun yine de kitap ve peygambere muhtaçtır. İnsan, akıl sayesinde varlıkları tanır ve vazifelerini bilir; fakat onların yaratılış gayelerini, tesbih ve ibadetlerini bilemez. Bu kâinatın ve insanın yaratılışındaki âli maksatlar ve ilahî hikmetler ancak Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan ile “yüksek dellal, doğru keşşaf, muhakkik üstad ve sadık muallim” olan peygamber sayesinde bilinir ve anlaşılır.

Akıl da bir mahlûktur, idraki sınırlı ve mahduttur. Aristo ve Eflatun gibi üstün zekâ sahibi dahi filozofların, Allah’a iman ettikleri halde, tekrar dirilmenin ruhen olacağını iddia etmeleri, bedenin dirilmeyi akıllarına sığıştıramamaları, meselemizi gayet güzel bir şekilde ispat ediyor.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Uzunca Bir Haşiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...