"Kanamakta olan o derin yarayı saracak yegâne müşfik el; İslâm'dır. Her ne kadar ufuklarda zaman zaman bazı uydurma ışıklar görülüyorsa da..." Uydurma ışıklarla izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Uydurma ışık"tan maksat, felsefenin yarım yamalak aydınlatan cüz’i ışıklarıdır. Aklı esas alan felsefe, her dönem farklı bir ideoloji ile insanları aydınlattığını iddia etmiştir.
Özellikle pozitivizmin revaç bulduğu bu asırda, bilim dogmalaştırılarak dinin alternatifi gibi takdim edilmiştir. Yani "İnsanlığın aydınlanması için bilim yeterlidir, bilinmezlikler üzerine giden dine ihtiyaç yoktur" iddiası ile meydana çıkmıştır.
Oysa akıl merkezli fen ve felsefe, ancak burnunun ucunu aydınlatabilir. Kâinatın sırlarını, ölümün arkasını, insanın kâinattaki vazifesini ve mevkiini, "Nereden geldik, nereye gidiyoruz?" suallerinin cevaplarını bilemiyor ve asla da bilemez.
Meselâ, bu uyduruk ışığa göre ölüm, bir hiçlik, kabir de yokluk kuyusudur. Oysa vahiy güneşi, kâinatın bütün sırlarını çözüyor, ölümün ebedî bir hayatın mukaddemesi olduğunu gösteriyor. Akıl vahyin gölgesine girmezse burnunun ucunu bile zor görür. Bu yüzden, akıl merkezli ışıklar (ideolojiler) uydurma ve sönüktür.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü