''Lâkin, minare başında olan akıl, kalîb-i kalb dibinde bulunan sebebini iyi göremiyor.'' cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalp derin bir kuyu, akıl ise minarenin başı olarak tasvir ediliyor. Akıl kesif, kalp derin ve latif olduğu için, çoğu zaman akıl kalbin gördüğünü ve hissettiğini algılayamıyor hatta inkara bile gidiyor.

Kalp, hissikablelvuku (önsezi, altıncı his, geleceği hissetmesi) ile istikbali sezer, akıl ise zamanın kayıtları içinde boğulduğu için, burnunun ucunu bile göremeyebiliyor. Yani akıl, minare başından inip derin bir kuyu olan kalbin derinliğindeki sezgileri tam ifade ve idrak edemiyor.

Sadece akıldan ibaret olan filozoflar, kalbi sağlam ve canlı olan bir mutasavvıfın anlattıklarını anlayamaz. Aklı bilimsel olarak terakki etmiş inançsız bir bilim adamı, maddeye ait bir olayı belki çok güzel tasvir edebilir, ama kalbi imanla nurlanmış bir ami adamın veya bir çocuğun o olayın arkasında gördüğü ilahi isimleri ve tecellileri görmesi ve anlaması mümkün değildir.

Üstad Hazretleri alem-i İslam’ın perişan olduğu bir hengamda, kalbi bir sezgi ile "istikbal İslam’ın olacak." diyor. O zamanki akıllar buna itiraz edip isyan ediyor. Çünkü akıl kalbin derinliğine yetişemiyor. Akıl o zamanın ağır şartları içinde boğulmuş, bir çıkış yolu bulamıyor. Ama kalp istikbalden nefes alacak bir menfeze sahiptir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...