"Kıyamet dünyanın ecelidir. Dünyanın ömrüne nisbeten bin veya iki bin sene, bir seneye nisbetle bir iki gün veya bir iki dakika gibidir." İzah eder misiniz? Kıyamet bütün kâinatı içine alan bir ölüm değil mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Buradaki “dünya” ifadesi dünya gezegeni manasında değil, dünya hayatı manasında kullanılıyor.

“Allah’ın zatından başka her şey helak olacaktır.” (Kasas, 28/88)

“Gün gelir, yer başka bir yere, gökler de başka göklere çevrilir. Bütün insanlar kabirlerinden kalkıp tek hâkim olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.” (İbrahim, 14/48)

İslam âlimlerinin kabul ettiği umumi kanaate göre, kıyamet -yalnız Güneş sistemi için değil- bütün varlıklar için söz konusudur. Ayetlerde de geçtiği üzere, Kur’an’da kıyamet sahnelerinin yer ve göklerle alâkadar gösterilmesi bunun işaretidir.

"Saat-i kıyamet yalnız insaniyetin eceli değil ki, onun ömrüne nisbet edilip baîd görülsün. İşte bunun içindir ki, Hakîm-i Mutlak, kıyameti, Muğayyebât-ı Hamseden olarak ilminde saklıyor."

Eğer ecel muayyen olsa idi hiçbir insan hayatından zevk ve lezzet alamazdı. Bir saat sonra öleceğinden haberi olmayan bir insan yemeğini lezzetle yiyor.

Ölümün ve kıyametin gizli olması, insanı hem ahirete hazırlıklı olmaya, hem de dünyaya çalışmaya teşvik ediyor.

Biz her şeye dünya merkezli bakarken, sahabeler ahiret merkezli bakmışlar. Onlar, “kıyamet her an kopabilir” endişesi ile sürekli olarak ibadetle meşgul olmuş, kalplerini ahirete çevirmişler. Üstad Hazretleri bu inceliğe şöyle işaret ediyor:

"Sahabiler, feyz-i sohbet-i Nübüvvetten, herkesten ziyade dar-ı ahireti düşünerek, dünyanın fenasını bilerek, kıyametin ipham vaktindeki hikmet-i İlahiyeyi anlayarak, ecel-i şahsi gibi dünyanın eceline karşı dahi daima muntazır bir vaziyet alarak, ahiretlerine ciddi çalışmışlar. Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam 'Kıyameti bekleyiniz, intizar ediniz.' tekrar etmesi, şu hikmetten ileri gelmiş bir irşad-ı Nebevîdir. Yoksa vuku-u muayyene dair bir vahyin hükmüyle değildir ki hakikatten uzak olsun. İllet ayrıdır, hikmet ayrıdır. İşte, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın bu nevi sözleri, hikmet-i iphamdan ileri geliyor."(1)

1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...