"Lümme-i Şeytaniye" Ne demektir? "Nefis" ile irtibatı nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Lümme-i Şeytaniye: Şeytanın insana vesvese ile üflediği, kalpteki bir makamın adıdır; şeytanın fısıltı merkezi de denilebilir.

Lümme-i şeytaniye, “şeytana âid karakol, kalb sarayının düşmanın gizlenme mahalli, şeytanın fısıltı merkezi” gibi manalara gelir.

Lümme-i şeytaniye kontrol merkezi, nefis ise bu merkeze kulak veren ve ona uymaya müheyya bir mekanizmadır. Yani şeytan vesvese veren, nefis de bu vesveseye kulak kabartandır.

İnsan beyninde işitme merkezi, görme merkezi gibi birçok merkezin bulunması gibi, insanın manevî kalbinde de meleklerin ilham verdikleri ve şeytanların vesvese attıkları birer merkez olduğunu anlıyoruz. İşte şeytanların vesvese attıkları o merkeze lümme-i şeytaniye deniliyor.

Meselâ, nasıl ki insanda kuvve-i hafızanın vücudu, âlemde Levh-i Mahfuzun vücuduna kat’î delildir; öyle de, insanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir âlet-i vesvese ve kuvve-i vâhimenin telkinatıyla konuşan bir şeytanî lisan ve ifsad edilen kuvve-i vâhime, küçük bir şeytan hükmüne geçtiğini ve sahiblerinin ihtiyarına zıd ve arzusuna muhalif hareket ettiklerini hissen ve hadsen herkes nefsinde görmesi, âlemde büyük şeytanların vücuduna kat'î bir delildir.”(1)

Şeytanlar da cin taifesindendir; latif ve nuranî varlık olduğu için, insanın kalbinde ve damarlarında rahatlıkla dolaşabilecek bir kabiliyete sahiptir. Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için elinden gelen bütün hileleri kullanır. Peygamber Efendimizin (asm) şöyle buyurur:

“İnsan kalbinde iki lümme (merkez) vardır. Bunlardan biri melek ilhamı, diğeri ise şeytan vesvesesi içindir.”

Şeytan kendine ait olan kısmı bir karakol olarak kullanır. Şeytan, Hz. Âdem (as)'e secde etmemesi dolayısıyla cennetten kovulunca, Allah’tan kendisine mahşere kadar ömür verilmesini istedi. Bu hususta birçok ayet ve hadis vardır:

"İsteği yerine gelince şöyle dedi: Ey Rabbim! Andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım! Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş kulların müstesna...” (Hicr, 15/39-40)

“Şeytan, insanın kanının dolaştığı damarlarında dolaşır.” (Tirmizî, Radâ 17, 1172)

“Âdemoğlunda bir şeytanın lemmesi (dokunuşu) vardır, bir de meleğin lemmesi. Şeytanın lemmesi, şerre teşvik etmek ve hakkı yalanlamaktır. Meleğin lemmesi ise iyiliği ilham etmek ve hakkı tasdik etmektir. Bunu her kim vicdanında hissederse Allah’tan olduğunu bilsin ve Allah’a ham­de­tsin. Öbürünü hisseden de şeytandan Allah’a sığınsın. (Tirmizi, Tefsir, 2/25)

İnsan vesvese ve nefisi ile mücadele eder ve galip gelirse, alay-ı illiyin denilen en yüksek ve yüce bir makama erişir, şayet insan bu mücadeleyi kaybederse o zaman esfel-i safilin denilen aşağıların en aşağısı olan esfel-i safilene düşer.

Nefis ve şeytan, insanın en büyük iki düşmanıdır. Nefis içeriden, şeytan dışarıdan dünya ve ahiretimizi perişan etmek için durmadan çalışırlar.

Nefsin mahiyetinde gurur, kibir, menfaat, hırs ve haset gibi pek çok zararlı huylar vardır. Şeytan, işletilmeye uygun bu madenleri iyi bilir. "Halatlar ince yerlerinden kopar, kaleler zayıf yerlerinden fethedilir." Onun gibi şeytan vücud ülkesinde hâkimiyeti ele geçirmek için nefsin zaaflarından istifade eder. Kur’an-ı Kerim şu ayeti ile nefsin bazı zaaflarına dikkat çeker:

Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.” (Al-i İmran, 3/14)

Yani insan fıtratı itibariyle bunlara son derece düşkündür. Hayatı bunları elde etmek için mücadele ile geçer. İnsanların en çetin imtihanları da bunlarla olur.

Üstteki ayette nazara verilen zaaflardan başka, nefsin tembellik, midesine düşkünlük, övülmekten hoşlanmak, başkalarına karşı kibirlenmek, lüzumsuz öfkelenmek, kör hislere sahip olmak, tiryakilik, gaflet, cehalet, heva, heves, peşin lezzetlere müptela olmak gibi daha nice zaafları vardır. Bu zaaflar, birer maden gibi şeytan tarafından işletilir.

(1) bk. Lem'alar, On Üçüncü Lem'a, Onuncu İşaret.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...