"Lüzumsuz, geçici ve günahlı zevklerin akıbeti, elemler ve teessüfler olmasından istemiyorum." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hem kırk sene evvel İstanbul’da Kâğıthane şenliğinin yevm-i mahsusunda, Köprüden ta Kâğıthane’ye kadar Haliç’in iki tarafında binler açık saçık Rum ve Ermeni ve İstanbullu karı ve kızlar dizildikleri sırada, ben ve merhum mebus Molla Seyyid Tâha ve mebus Hacı İlyas ile beraber kayığa bindik, o kadınların yanlarından geçiyorduk. Benim hiç haberim yoktu. Hâlbuki Molla Tâha ve Hacı İlyas, beni tecrübeye karar verdikleri ve nöbetle beni tarassut ettiklerini bir saat seyahat sonunda itiraf edip dediler:

"Senin bu haline hayret ettik, hiç bakmadın."

Dedim: "Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin akıbeti elemler, teessüfler olmasından, istemiyorum." (Emirdağ Lahikası-I, 204. Mektup)

Üstad'ımız harama nazarın ve her türlü haramların mahiyetini bu özet cümleyle ortaya koyuyor.

Dünyevi ve haram olan zevklerin lüzumsuz olması, gelip geçici olması ve ahirette azaba sebebiyet verecek günahlı olması yüzünden, uzak durulması gereken bir tehlikedir.

Bu tarz dünyevi haram zevklerin en büyük neticesi, ahirette karşımıza çıkacak olan azaplardır. Böyle acı ve elem dolu azapları netice veren günahlardan, yılandan ve akrepten kaçar gibi kaçmak gerekiyor. Evet, akıllı bir insan, sonu elemli ve zehirli olacak bir amelden aldığı uğursuz lezzeti terk eder. Kısa bir zamanda kendisine vereceği lezzeti elinin tersiyle iter.

İlave bilgi için tıklayınız:

- GENÇLİK, HELAL DAİRE, GÜNAH VE HARAMLAR

- "Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır; bu hayat-ı dünyeviyede dahi kalp, vicdan, ruh için manevi hastalıklardır." Cümlesini açıklar mısınız, tövbe etme ve affedilme halinde de bu cümle geçerli midir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...