Üstad'ın, Mustafa Kemal'e "Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduttur." dediğine dair belge veya kanıt var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu gibi durumlarda belge aranmaz. Çünkü herhangi bir belgelik durum söz konusu değil. Üstadımızın Tarihçe-i Hayat'a bu hatırayı alması belge hükmündedir:

"Üç defa şifre ile davet ediliyor. Eski Van Valisi, dostu Mebus Tahsin Bey vasıtasıyla davet edildiği için nihayet karar verir ve Ankara’ya gelir. Ankara’da alkışlarla karşılanır. Fakat ümit ettiği muhiti bulamaz. Kendisi Hacı Bayram civarında ikamet eder."

"Meclis-i Mebusanda dine karşı gördüğü lâkaytlık ve Garplılaşmak bahanesi altında, Türk milletinin kudsî mefahir-i tarihiyesi olan şeair-i İslâmiyeden bir soğukluk gördüğü için mebusların ibadete, bilhassa namaza müdavim olmalarının lüzum ve ehemmiyetine dair bir beyanname neşreder ve mebuslara dağıtır. Kâzım Karabekir Paşa da M. Kemal’e okur..."

"Bu mebusana hitap, namaz kılanlara altmış mebus daha ilâve eder. Namazgâh olan küçücük odayı, büyük bir odaya tebdil ettirir."

"Bu parça, mebuslara ve umum kumandanlara ve ulemalara okutturulmakla, reisle şiddetli bir münakaşaya sebebiyet verir. Bir gün divan-ı riyasette, elli altmış mebus içinde, karşılıklı fikir teatisinde M. Kemal Paşa:

Sizin gibi kahraman bir hoca bize lazımdır; sizi, yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağırdık. Geldiniz, en evvel namaza dair şeyleri yazdınız, aramıza ihtilaf verdiniz, der.

"Bu söz üzerine Bedîüzzaman, birkaç makul cevabı verdikten sonra, şiddetle ve hiddetle iki parmağını ileri uzatarak:

—Paşa! Paşa! İslamiyet’te imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur, der. Fakat Paşa tarziye verir, ilişemez. (Tarihçe-i Hayat, İlk hayatı)

Ayrıca bir hatıranın şahidi olması da o hatırayı kuvvetlendirir. Üstadımız, Erzurum eski milletvekili Yeşiloğlu Mehmet Salih'in bir mektubuna yazdığı cevapta buna şahid olarak gösteriyor:

"İkincisi: Belki tahattur edersin, Ankara’da, divan-ı riyasetinde Mustafa Kemal’le münakaşa zamanında, ona karşı dedim: 'Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduttur.' Yüzüne şiddetli mukabele ettiğim hâlde bana karşı ihanet ve hakarete cesaret edemediği hâlde, burada küçük bir zabit ve bir çavuş, o ihaneti ve hakareti yaptılar. Maksatları beni hiddete getirip bir mesele çıkarmak olmasından, hıfz ve inayet-i İlâhiye bana sabır ve tahammül verdi." (Emirdağ Lahikası, I, 145. Mektup)

Yeşiloğlu Mehmet Salih, Üstad'a yazdığı mektubun sonunda, kendisini böyle tarif etmektedir:

"Erzurum’un eski Milletvekillerinden bacağı kesik Yeşiloğlu Mehmet Salih" (Badıllı, Mufassal Tarihçe-i Hayat, 2/1498)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...