"Madem hilkat-i semâvât ve arz, bir Sâni-i Kadîri ve o Sâni-i Kadîrin nihayetsiz bir kudretini ve o nihayetsiz kudretin nihayetsiz kemâlde..." Kudret ve kemâlin nihayetsiz olmasının şirki reddetmesi ve şeriklerden müstağni olmasını nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem hilkat-i semâvât ve arz, bir Sâni-i Kadîri ve o Sâni-i Kadîrin nihayetsiz bir kudretini ve o nihayetsiz kudretin nihayetsiz kemâlde olduğunu gösterir. Elbette, şeriklerden istiğna-yı mutlak var. Yani, hiçbir cihette şeriklere ihtiyaç yok. İhtiyaç olmadığı halde neden bu zulümatlı meslekte gidiyorsunuz? Ne zorunuz var ki oraya giriyorsunuz?"(1)

Bilindiği gibi, şirk “ortak koşmak”, şerik ise “ortak” mânasına geliyor. Şirketler sermaye yetersizliğinden doğmuştur. Bir adam yüz liralık bir iş yapmayı düşündüğü halde sermayesi kırk-elli lira kadar ise kendisine ortak arar ve şirketleşir.

Cenab-ı Hakk’ın kudreti sonsuzdur ve sonsuz kemaldedir. Zira sonsuzdan daha büyük bir kudret düşünülemez. O halde, aklen şerike hiçbir ihtiyaç olmadığı bütün selim akıllarca rahatlıkla kabul edilecek bir hakikattir.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...