"O derin kuyuyu terakkiyat-ı maneviyenin basamaklarıyla ve tekemmülat-ı ruhiyenin cihazatıyla dolduruyor." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem dalâletin yolunda sabıkan beyan edildiği gibi, esfel-i sâfilîne insanı öyle bir sukut ettiriyor ki, hiçbir medeniyet, hiçbir felsefe ona çare bulamadıkları ve o derin zulümat kuyusundan hiçbir terakkiyât-ı beşeriye, hiçbir kemâlât-ı fenniye insanı çıkaramadığı halde, Kur’ân-ı Hakîm, iman ve amel-i salihle, o esfel-i sâfilîne sukuttan, insanı âlâ-yı illiyyîne çıkarır. Ve delâil-i kat’iye ile çıkarmasını ispat ediyor ve o derin kuyuyu terakkiyât-ı mâneviyenin basamaklarıyla ve tekemmülât-ı ruhiyenin cihâzâtıyla dolduruyor." (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)

Burada Kur'an'ın, insanı nefsani karanlıklardan kurtarıp manevi olgunluğa eriştirdiği, felsefenin bu konuda yetersizliği izah edilmektedir.

  • Terakkiyat-ı Maneviyenin Basamakları

Manevi yükseliş, insanın hayvaniyetten çıkıp kalbin ve ruhun derecelerine yükselmesidir. Bu basamaklar şunları temsil eder:

İman ve Marifetullah: Her bir iman hakikati üzerinde derinleşmek ve Allah'ı isim ve sıfatlarıyla tanımak en temel basamaktır.

İbadet ve Takva: Emirleri yerine getirip haramlardan sakınmak, ruhu yukarı taşıyan manevi bir asansör gibidir.

Tefekkür: Kâinattaki sanat eserleri üzerinden Sani-i Zülcelal’e giden yolları keşfetmektir.

Tezkiye-i Nefs: Nefsin kötü huylardan arındırılması ve terbiye edilmesi sürecidir.

  • Tekemmülat-ı Ruhiyenin Cihazatı

Ruhun mükemmelleşmesi için insana verilen cihazlar, sadece biyolojik organlar değil duygu, latife ve yeteneklerdir. Bu cihazların doğru kullanılması ruhun tekâmülünü sağlar:

Kalp ve Ruh: İlahi aşkın ve marifetin merkezi olan en temel cihazlardır.

Akıl ve Sır: Hikmeti anlamak ve gaybi hakikatleri hissetmek için verilen alıcılardır.

Vicdan: Hak ile batılı ayıran manevi bir pusuladır.

Ene (Benlik): Allah'ın mutlak sıfatlarını anlamak için insana verilen bir kıyas aleti, bir ölçü birimidir.

Letaif-i Aşere: İnsanda bulunan on temel manevi duygu (kalp, ruh, sır, hafi, ahfa... gibi) bu sürecin ana motorlarıdır.

Özetle; küfür ve dalaletin insanı düşürdüğü derin ve karanlık kuyu, ancak iman ile parlayan bu manevi cihazları kullanmak ve marifet basamaklarını tırmanmakla doldurulabilir. İnsan bu cihazları yerinde kullandıkça, o karanlık kuyu mükemmelliğe ulaştıran nuranî bir merdivene dönüşür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 86
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...