"Manasındaki camiiyet-i harikadır." Kur’an’ın "manasındaki camiiyet" hakkında bilgi verebilir misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Kur'anın manasında harika bir camiiyet vardır. Bunu, Kur'andan istifade eden zatların eserlerinde açıkça görebiliriz. Bediüzzaman Hazretleri burada Kur'an sofrasının müdavimi olan farklı insan gruplarına dikkat çeker. Şöyle ki:
Müçtehidler: Müçtehitler, hakkında nass bulunmayan, yani ayet veya hadiste hükmü olmayan meselelerde kıyas yoluyla o meselenin hükmünü verirler. Mesela: Kur'an'ın nassıyla içki haramdır. (bk. Maide, 5/90) Ama uyuşturucuyla alakalı Kur'anda ve hadiste bir hüküm yoktur. Müçtehid, “İçki aklı uyuşturduğu cihetle haramdır. Uyuşturucuda aynı özellik daha ziyade olduğundan, evleviyetle o da haramdır.” der, o konuda hükmünü verir.
Arifler: Arifler, irfan sahibi kimselerdir. Mesela, Allah’ı tanımada ileri derecede olanlara “arif-i billah” denilir. Ariflerin, ilimleri az da olsa amelleri mükemmeldir. Tasavvufta “hâl sahibi” denilen zümrede yer alırlar. “Unuttuğunda Rabbini hatırla!” (Kehf, 18/24) gibi ayetler, onların zevk dünyasında çok ciddi bir yere sahiptir.
Vasıllar: Vasıllar, vuslata ermiş kimselerdir. Kimi “ancak o var” der ve vuslata erer. Kimi “her şeyde görülen ancak o” der ve ilahi marifete kavuşur. Kimi “Her şey onu gösteren ayinelerdir. Her şeyde tecelli eden onun isimleridir.” der ve o isimlerin müsemmasını bulur… Bunların meşrepleri farklı farklı olsa da suyu içtikleri kaynak birdir.
Kâmiller: Kâmiller, -bir çekirdeğin ağaç haline gelmesi misali- insaniyetin kemal mertebesine gelebilmiş mümtaz insanlardır. Bunların bu mertebeye ulaşma yolları farklı farklı olmakla beraber, hepsinin de esasları Kur'anda yer almaktadır.
Muhakkikler: Muhakkikler, tahkik ehli kimselerdir. Bunlar Kur'anda yer alan meseleleri tahkik ederler, Kur'anî hükümlerin hakikatin ta kendisi olduğunu tam bir itminanla tasdik ederler. Zaten Kur'an, muhataplarından körü körüne bir taklit değil, tahkike dayalı tasdik beklemektedir. Mesela; Cenab-ı Hak Hz. Peygambere (asm) şöyle hitap eder:
“De ki: İşte bu benim yolum, basiret üzere Allah'a davet ediyorum. Ben ve bana uyanlar işte böyleyiz.” (Yusuf, 12/108)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü