Yirmi Beşinci Söz, İkinci lem’ada mânâsındaki camiiyet-i harika, üçüncü lem’ada ise ilmindeki harika nazara veriliyor. Mânâ ile ilim aynı değil midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İKİNCİ LEM'A: Mânâsındaki câmiiyet-i harikadır. Evet, Kur'ân, bütün müçtehidlerin me'hazlarını, bütün âriflerin mezaklarını, bütün vâsılların meşreplerini, bütün kâmillerin mesleklerini, bütün muhakkiklerin mezheplerini, mânâsının hazinesinden ihsan etmekle beraber, daima onlara rehber ve terakkiyatlarında her vakit onlara mürşid olup, o tükenmez hazinesinden onların yollarına neşr-i envar ettiği bütün onlarca musaddaktır ve müttefekun aleyhtir."

"ÜÇÜNCÜ LEM'A: İlmindeki câmiiyet-i harikadır. Evet, Kur'ân, şeriatin müteaddit ve çok ilimlerini, hakikatin mütenevvi ve kesretli ilimlerini, tarikatin muhtelif ve hadsiz ilimlerini, kendi ilminin denizinden akıttığı gibi, daire-i mümkinâtın hakikî hikmetini ve daire-i vücubun ulûm-u hakikiyesini ve daire-i âhiretin maarif-i gamızasını, o denizinden muntazaman ve kesretle akıtıyor. Şu Lem'aya misal getirilse bir cilt yazmak lâzım gelir. Öyleyse, yalnız nümune olarak şu yirmi beş adet Sözleri gösteriyoruz. Evet, bütün yirmi beş adet Sözlerin doğru hakikatleri, Kur'ân'ın bahr-i ilminden ancak yirmi beş katredir. O Sözlerde kusur varsa, benim fehm-i kàsırıma aittir."(1)

İkinci Lem'a, Kur'ân'ın mânâsındaki camiiyetle, birbirinden farklı pek çok cemiyetlere ve meslek sahiplerine rehber oluşu ve onlara her açıdan kaynaklık teşkil etmesine işaret ediyor. Bir edebiyatçı, bir felsefeci, bir hukukçu rahatlıkla Kur’an’ı kendine, kendi sahasında rehber ittihaz edebilir. Kur’an’ın mânâ zenginliği bütün farklı meslek ve meşrep sahiplerini kendine celp edebilir.

Üçüncü Lem'a ise, Kur'ân'ın ihtiva ettiği ilimlerin camiiyyetine bakıyor. Burada ilim dallarının öz ve mahiyet olarak Kur’an da çok geniş ve şumullü bir şekilde işlendiği nazara veriliyor.

İlim bir daldır, mânâ ise umumîdir. Mesela, Kur’an’ın bir kelamındaki mânâda hem edebiyat hem kelam hem şeriat bulanabilir. Bu durum mânânın geniş ve zengin oluşuna bakar. İlim o mânânın bir veçhesi iken, mânâ bütün mânâları kuşatan geniş bir yelpazedir.

"Kur’an bütün ilimleri havidir." demekle, "Kur’an’ın mânâsı çok ihatalıdır." demek arasında ciddi bir fark vardır. Mânâ umumî, ilim hususîdir. İlimler mânâdan süzülen damlalar mesabesindedir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...