Block title
Block content

Mehdi ve gelişi hakkında Risalelerin bakış açısını özetler misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

 Müteşabih hadisleri zahiri üzerine anlamak ehlisünnet kaidelerine göre caiz değildir. Mesela Kur’an'da "Allah arşa oturdu" tabirini zahiri üzerine anlamak insanı küfre düşürür, zira Allah mekandan münezzeh ve mukaddestir. O zaman bu ifade tevil ve tabir ister ki,  ehlisünnet alimleri bu ifadeyi tevil ederek, hakimiyeti ifade eden bir tabir demişlerdir.

Buna benzer ifadeler hadislerde daha çoktur. Özellikle de ahir zaman ve mehdi ile ilgili hadislerde bu daha ziyadedir. Bu yüzden mehdinin kim olduğu muallaktır. Kimse şu şahıs kesinlikle mehdidir ya da değildir diyemez; derse fanatiklik ve cahillik etmiş olur.

Ama bir takım işari manalar ve remzi ifadelerden yola çıkarak, bu şahıs mehdi olabilir diye bir kanaat arz ederse, buna da kimse bir şey diyemez. Nitekim geçmişte çok büyük evliyalar bazı şahıslara mehdi nazarı ile bakmışlar; hatta mehdi demişler. Hiç bir alim de bu evliya tutturamadı diye ona dil uzatmamış, alimliğini ve olgunluğunu gösterip bu onun içtihadı demiştir.

Mehdi ve Deccal kavramları ümmetin ümit ve korkusunu zinde tutmak için, yani teyakkuz için vaz edilmiş şeylerdir. Her dönemde ümmet bu manaya muhtaç olduğu için, bu gibi kavramlar mutlak bırakılmış, yani tarih ve isim verilmemiş, sadece sıfatları anlatılmış. Sıfatları da umumi bırakılmış ki, her  dönem bu mehdi ve Deccal manasından istifade edebilsin.

Üstad Hazretlerinin dönemine bakıldığında, insanlık tarihinin çok dehşetli hadiseleri o zamanda vuku bulmuştur. İnsanlık Birinci ve İkinci Dünya savaşlarını yaşamış, milyonlarca insan ölmüş. Ateistlik ilk defa resmi devlet olmuş ve dünyanın yarısını etkisi altına almış. İslam ülkelerinde değişik isimler altında dinsizlik rejimleri kurulmuş, din diyen ya idam edilmiş ya sürgün edilmiş. Allah demek suç olmuş, ezanlar susturulmuş, hilafet yıkılmış.

Bütün bu olanlar şimdilik mehdi ve Deccal kavramını izah etmeye yetiyor. Ama ileride bu hadiselerden daha büyük ve dehşetlisi gelecek ve bunları gölgede bırakacaksa onu bilemeyiz. Ama şimdi mehdi ve Deccal kavramını bu zamanda olan ve bitenler tam izah ediyor. Mehdi ve Deccal elbisesine yukardaki dönem tam manası ile oturuyor, bunun aksini iddia etmek mümkün değil.

Hadislerdeki sembolleri ve müteşabih ifadeleri aynı ile kabul etmek onları tevil etmeden olaylara tatbik etmek büyük yanlışlıklara ve hatalara, hatta hurafelere kapı açar.

Risale-i Nur'un ahir zaman ile ilgili sembollere getirdiği tevil ve tabirler meseleyi gayet güzel izah ediyor, oraları iyice tahkik etmek gerekir. Yoksa daha çok, ucube, hayali, gulyabani tipi mehdi ve Deccaller bekleriz. Mehdi ve Deccali, mitolojik bir kavram haline getirip dine şüphe kapısı açan hayalperest avam gibi hareket etmemek gerekir.

Hadis usulünde, zahiren birbirine zıt gibi olan hadislerin zayıf olanı, kuvvetliye tevil ve tabir olunur. Yani kuvvetli hadisin manası esas olur  zayıf olan hadis de ona uygun bir şekilde yorumlanır.

Üstad Hazretleri mehdi ve Deccal hakkında gelen hadislerin, ravileri  tarafından karıştırıldığını söyler. Mesela, her dönemde bir nevi mehdi manasını almış yüksek zatların vasfı ile, ahir zamanda gelecek büyük mehdinin vasıfları bir birine karışmış. Bu yüzden, hadisin manalarını anlamak için  tevil ve tabire salahiyetli alimlerin yorumuna müracaat etmek gerekiyor. Özellikle mehdinin ismi ve doğum yeri ile alakalı net bir şey söylemek mümkün değildir. Bazı cemaat ya da tarikatlar işi abartıp mehdinin nerde ise ayakkabı numarasını bile söylemeye kalkışıyorlar ki, bu gibi yaklaşımlar doğru ve sağlıklı değildir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- RİSALE-İ NUR'DA MEHDİLİK.

- MEHDİ GELMİŞ MİDİR?..

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...