"Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır!" cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız'ın geldiği döneme bakıldığında, manevi bir kış mevsiminin olduğu rahatlıkla müşahede edilebilir. Çünkü, bu dönem Küfür bütün dehşetiyle İman cephesini sarsmaya çalıştığı ve iman cephesininde çok zayıfladığı bir dönemdir.

İşte bulunulan zamanın manevi bir kış olduğu ve istikbalde de çok mükemmel bir manevi baharın yaşanacağını Allah'ın izniyle gören Üstad Bediüzzaman Said Nursi, "Ne yapayım acele ettim kışta geldim, sizler cennet asa bir baharda geleceksiniz" diyerek istikbaldeki Nur talebelerine müjdeler ve ümitler dağıtıyor. Nitekim Onun dediği çok şeyler tahakkuk etti.

- Üstad eğer "cennet asa bahar" ile yaşadığımız zamandan bahsediyorsa, günahlar daha çoğalmış açık saçıklık Üstadımızın zamanına göre kat kat artmış.. Nasıl anlamalı?

Bizim, o zamanların nasıl bir kış olduğunu anlamak için yaşamamız lazımdır. Doğrudan doğruya iman ve Kur'an'ın hedef alındığı, camilerin bir bir kapatıldığı, Kur'an öğrenmenin yasak olduğu, Allah demenin suç kabul edildiği, dini sohbetlerin yasak edildiğini ve sefahet dalgalarının yavaş yavaş ülke sathına nasıl yayıldığını görmüş olsaydık, biz de Üstad'a katılırdık. Şimdi ile mukayese edildiğinde, bahar gibi bir hayat yaşadığımız anlaşılacaktır. Bu değerlendirmeyi yaparken, mukayese hatasına girmeyelim, sadece o dönem ile karşılaştırıyoruz. Zira o döneme nisbeten bir bahar denmiştir.

Bir hadiste; "Dünya müminin cehennemi ve kafirin cennetidir." denmektedir. Bu hadisi anlamak için yine mukayese yolunu takip etmek durumundayız. Zira Efendimiz (asm), dünyaya nisbeten cennet ve cehennemi mukayese ediyor. Dünya, cennet ile mukayese edildiğinde, cehennem gibidir; Dünya cehennem ile mukayese edildiğinde ise cennet gibidir, manası ve mesajı verildiğini anlıyoruz.

- Üstad Hazretlerinin "Sizler cennet asa bir baharda geleceksiniz." dediği nesil günümüzdeki insanları kapsar mı? Orta Doğu'daki gerginlik ve Üçüncü Dünya Savaşı söylentileri çerçevesinde ele alabilir misiniz?

Allah, hikmeti gereği nimetleri bir tertip ve süreç içinde bahşediyor. Bir ağaçtan meyve yemek bile beş on yılı bulabiliyor. Bu yüzden dünya dar-ı hikmet ve imtihandır. Mücadele ve imtihan olmadan nimet verilmiyor. Peygamber Efendimiz (asm) bile bu mücadele ve imtihan prensibine tabi olmuş, yeri gelmiş açlıktan karnına taş bağlamış, yeri gelmiş mübarek dişleri kırılmıştır.

Haliyle Üstad Hazretlerinin müjdelediği istikbal bir süreçtir. Bu sürecin başlangıcı Üstad Hazretlerinin kendi dönemi ile başlayıp, daha sonra gelişip büyümesi, en az yüz ila yüz elli yılı bulan bir dönemdir. "İnşallah biz şu anda bu müjdeli yılların başlarında da olsak içinde sayılırız" diye düşünülebilir.

Halihazırdaki bazı sıkıntıları, istikbaldeki güzel günlerin sancıları olarak telakki edebiliriz.

- Gelmek kimin elinde? Üstad mana aleminde erken gelmek için dua etmiş olabilir mi?

Gelmek de gitmek de Allah’ın takdiridir. Hiçbir kul müstakil bir şekilde kendi geliş ve gidişini tayin edemez. Ama dua ve tazarru ile Allah’ın takdirini kendine celp edebilir, bu husus her insana açıktır.

“Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.”(1)

Üstad Hazretlerinin bu ifadesi, gelecekteki güzel günlere karşı bir özlem bir temenni iken, kendi asrındaki küfür ve inkar bulutlarına karşı bir serzeniş bir hayıflanma ifade ediyor. Yani "Ben bu küfür kışının içinde imanı temsil ettim ve ediyorum, siz inşallah iman baharında mesut ve bahtiyar olacaksınız." diyerek, gelecek nesillere ümit ve moral veriyor.

"Doğumunun önce gelmesi için mana aleminde dua etmiş." tespiti, biraz tekellüflü bir tevil olur kanaatindeyiz.

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Gaybdan Haberler / D.İstikbal İslamındır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

ihlasnur
RABBIM RAZI VE MEMNUN OLSUN
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
tufanyılmaz
RASULULLAH EFENDİMİZ S.A.V BİR HADİSİNDE BUYURUYORKİ:"İNSANLARIN EN KAMİLLERİ MUSİBETE EN ZİYADE GİRİFTAR OLANLARDIR".ÜSTAD DİYORKİ:"DÜNYADA EŞİNE NADİR RASTLANIR İŞKENCELERE VE SIKINTILARA MARUZ KALDIM.TATMADIĞIM EZA ÇEKMEDİĞİM CEFA KALMADI.80 KÜSÜR YILLIK ÖMRÜ HAYATIMDA DÜNYA ZEVKİ NAMINA BİR ŞEY BİLMİYORUM."BUNA GÖRE ÇEKTİĞİ SIKINTILARA BAKARAK,ÜSTADIN NASIL BİR MERTEBEDE OLDUĞUNU VE NE KADAR BÜYÜK BİR ZAT OLDUĞUNU VE GERÇEKTEN MÜCEDDİD OLDUĞUNU ANLAMAMIZ LAZIM.VE DE ÜSTADI TENKİT EDENLERİN ALLAH TAN KORKMASI LAZIM.KENDİLERİNİ ŞEYTANA MASKARA YAPMASINLAR.YOKSA TARİH ONLARI ÇOK KÖTÜ BİR ŞEKİLDE KAYDEDER.SAYGILAR VE SEVGİLERİMLE......
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Bu ifadeleri bazıları Mehdiyet olarak yorumluyor.. Doğru mu? Ben ise Risale-i Nur'un fütuhatı olarak görüyorum.. Hangisi doğru? Cevap verirseniz sevinirim.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Risale-i Nur'un fütuhatı fikri bize daha makul geliyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Cevabınız için Allah razı olsun..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...