Block title
Block content

Melikin atiyyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir.. Cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Melikin atiyyelerini ancak matıyyeleri taşır." (1)

Cenab-ı Hak Kur'an'da "kime risalet görevini vereceğini elbette bildiğini" haber verir. Bir öğretmen sınıfa başkan seçeceği zaman, bu işi en iyi kimin yapabileceğine bakar, ona göre görev verir.

İşte, akrebiyete mazhar olmak için de buna liyakat lazımdır. Sultan saraya gelir, harabeye yerleşmez.

İmam-ı Rabbani'nin ifadesiyle "Melikin atiyyelerini ancak matıyyeleri taşır."

İmam-ı Rabbani hazretleri, Mektubat’ında yer verdiği bu cümleyi, “İlâhî isimlerin tecellisine mazhar olabilmek için, o tecelliye layık bir mahiyet taşımanın gerektiği” şeklinde yorumluyor. Buna göre, Melikin atiyeleri, yani ihsanları ve hediyeleri “İlâhî tecelliler”dir. Onlara matiyye olmak, yani onları yüklenmek ve onların taşıyıcısı olmak ise o feyizlere ayna olacak bir “manevî makama” ermekle mümkün olur.

Büyük İmamın bu hakikat dersine bazı misallerle bakmaya çalışalım:

Güneşin ışığı bir feyiz kabul edilirse, bu feyze ancak aynalar mazhar olabilirler.

Kalp de bir aynadır. Onun parlatılması, batıl inançlardan, şüphelerden ve kötü huylardan temizlenmesi nispetinde onda hidayet ve marifet nurları parlar.

Katı ve karanlık bir kalp, bu yükü kaldıramaz ve taşıyamaz.

Rızk vermek Allah’ın bir ihsanıdır, bir atiyyesidir. Bu ihsan, ancak mide sahiplerinde tecelli eder. Yani bu atiyyeyi ancak mide sahipleri taşıyabilirler; bu ikrama ancak onlar muhatap olabilirler. Bir taşın bu vadide bir nasibi yoktur, o bu yükü taşıyamaz.

Affetmek ayrı bir İlahi atiyye, buna ise ancak hatasına pişmanlık duyup Allah’tan af ve mağfiret dileyen ruhlar mazhar olurlar. Bu hediyeyi, günahında ısrar edenler ve tövbe kapısını çalmayanlar yüklenemezler.

Bu açıklamalarımızın kaynağı, Mektubat’ta, söz konusu cümleden hemen önce yer alan şu cümle oldu:

“Hayır olmayınca hayrın aynası ve mazharı olmak mümkün değildir.”

Şeytan şer yoluna girdiği, bu yolun inatçı savunucusu olduğu, bununla da kalmayıp insanları şerre yönlendirmeyi kendisine vazife edindiği için, artık onun hayrı yüklenmesi, hayırdan en küçük bir iz taşıması imkânsız hala gelmişti. Hayrı, ancak hayır yoluna girenler, buna talip olanlar taşıyabilirlerdi

Yüklenme, taşıma gibi ifadeler hayalimizi emanet meselesine taşır. Orada da bir yüklenme söz konusudur. Bu atiyyeyi ve bu ağır sorumluluğu insan yüklenmiştir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Katre'nin Zeyli

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...