Block title
Block content

Katrenin Zeyli

İçerikler

  1. "Arkadaş! Vaktin evvelinde, Kâ'be'yi hayalen nazara almakla namaz kılmak mendubdur..." Remz'in tamamını kısaca izah eder misiniz?

  2. "Arkadaş, vaktin evvelinde kabeyi hayalen nazara alarak namaz kılmak..." ile başlayan cümlede, neden vaktin evveli denilmiştir. Yoksa bu ifadeyi, namaza iftiftah tekbiri ile başlarken, diye mi anlamalıyız?

  3. "Sath-ı Arz mescidini mütehalif ve muntazam harekâtıyla tezyin eden o cemaat-ı uzmanın, satırları andıran saflarının o güzel manzarası muhafaza edilmek üzere, âlem-i misal sahifesinde kalem-i kader ile, İlahî bir fotoğrafla tersim ve terkim,.." izah?

  4. "Vaktin evvelinde, Kâbe'yi hayalen nazara almakla namaz kılmak mendubdur ki... Yalnız musallînin Kâbe'ye olan şu hayalî nazarı, kasdî değil, tebeî bir şuurdan ibaret bulunmalıdır." cümlesini açıklar mısınız? Talimle bu sırra mazhar olunabilinir mi?

  5. "Arkadaş! Nefiste öyle dehşetli bir nokta ve açılmaz bir ukde var ki, zıdları birbirinden tevlid eder. Ve aleyhte olan her bir şeyi lehte zanneder... Mücazatın şiddetini de gördüğü vakit, teâmî ve inkâr ile kendisini teselli eder." izah eder misiniz?

  6. "Arkadaş! Nefiste öyle dehşetli bir nokta ve açılmaz bir ukde var ki, zıtları birbirinden tevlid eder." cümlesi ile başlayan pasajı açıklar mısınız?

  7. "Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) sünnetleri birer yıldız, birer lâmba vazifesini gördüklerini gördüm..." Remz'in tamamını kısaca izah eder misiniz?

  8. "Eğer senin ondan baîd olduğun cihetle 'O bana tesir edemez.' ve onun sana karîb olduğu cihetle 'Ona tesir edebilirim.' desen, cehlini ilân etmiş olursun." cümlesinin, mükafat ve hayıflanma bağlantısını izah eder misiniz?

  9. "Kezalik Hâlık ile nefis arasında da bir kurb ve bu´d vardır. Kurb Hâlıkındır, bu´d nefsindir. Eğer nefis uzaklığı cihetiyle enaniyet ile Hâlıka bakıp, 'Bana tesir edemez' diye bir ahmaklıkta bulunursa dalalete düşer. Ve keza nefis mükâfatı gördüğü zaman 'Keşke ben de öyle yapaydım, böyle olaydım.' der. Mücazatın şiddetini de gördüğü vakit, teâmî ve inkâr ile kendisini teselli eder." Bir misalle açıklar mısınız?

  10. O yollarda, insan zerre miskal o sünnetlerden inhiraf ve udûl ederse, şeytanlara mel’ab, evhama merkeb, ehval ve korkulara ma’rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiye olacaktır.. Cümlesini biraz açar mısınız?

  11. "Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye müsahhar ve mutî olur. Evet kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir masumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar. Demek dualara cevab veren Zât, bütün mahlukata hâkimdir. Öyle ise, bütün mahlukata dahi Hâlıktır." izah eder misiniz?

  12. "Arkadaş! Küfür yolunda yürümek, buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve daha tehlikelidir. İman yolu ise, suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir..." devamıyla izah eder misiniz?

  13. "Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye musahhar ve muti olur..." İnsandaki hangi latife hürmetine duası kabul edilir?

  14. "Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar..." Bu paragrafı nasıl anlamalıyız ve sözü edilen kalbi kırık kimdir?

  15. "Ey ahmak nokta-i sevda! Hâlıkın ef’âli sana nâzır değildir. Ancak Ona bakar. Kâinatı senin hendesen üzerine yapmış değildir. Ve seni hilkat-i âlemde şahit tutmamıştır. İmam-ı Rabbânî’nin (r.a.) dediği gibi: Melikin atiyelerini, ancak matiyyeleri taşıyabilir." izah eder misiniz?

  16. "Ey ahmak nokta-i sevda! Hâlıkın ef’âli sana nâzır değildir. Ancak Ona bakar. Kâinatı senin hendesen üzerine yapmış değildir." Kainatın eşref-i mahluku insan. "... Ben kulumun kalbine sığdım." diyor Cenab-ı Allah. Halık'ın efalinin insana nazır olmamasını nasıl anlamalıyız?

  17. "Halbuki, şemsin vahdeti, tecelliyâtının da vahdetini istilzam etmez. Ve keza, delâlet etmek tazammun etmeyi iktizâ etmez. Meselâ, kabarcıktaki güneşin cilvesi güneşin vücuduna delâlet eder, fakat güneşi tazammun edemez, yani içine alamaz. Ve keza, birşeyi birşeyle tavsif edenin o şeyle muttasıf olması lâzım gelmez." izah eder misiniz?

  18. "İman yolu ise, suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir." cümlesini izah eder misiniz? "Ziyada yürümek" ve yüzmek çok ilginç bir teşbih!..

  19. "Kardeşlerim! Nefsin en mühim bir hastalığı da şudur ki; küllü cüz'de, büyüğü küçükte görmek istiyor. Göremediği takdirde red ve inkâr eder. Meselâ: Küçük bir kabarcıkta, güneşin tamamıyla tecelliyatını ister. Bunu göremediği için, o kabarcıktaki cilvenin güneşten olduğunu inkâr eder." izah eder misiniz?

  20. "Nefsin en mühim bir hastalığı da şudur ki, küllü cüz'îde, büyüğü küçükte görmek istiyor. Göremediği takdirde red ve inkâr eder." cümlesini izah eder misiniz?

  21. Afetler, genetik hastalıklar hep imtihan mıdır?

  22. Arkadaş! Küfür yolunda yürümek buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve daha tehlikelidir. İman yolu ise suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir. Üstad bu cümlede ne demek istyor?

  23. Melikin atiyyelerini ancak matiyyeleri taşıyabilir.. Cümlesini açıklar mısınız?

  24. “Melikin atiyelerini, ancak matiyyeleri taşıyabilir.” cümlesinin konuyla irtibatı nedir, açıklar mısınız?

  25. "Arkadaş! Bir kelime-i vahidenin işitilmesinde, bir adam, bin adam birdir. Yaratılış hususunda da, kudret-i ezeliyeye nisbeten birşey, bin şey birdir. Nev’ ile fert arasında fark yoktur." izah eder misiniz?

  26. "Arkadaş! Bütün zamanlarda, bütün insanların maddî ve manevî ihtiyaçlarını temin için nâzil olan Kur'anın hârikulâde haiz olduğu câmiiyet ve vüs'at ile beraber..." remz'in tamamını izah eder misiniz?

  27. "Kasten ve bizzat kimse küfrü kabul etmez. Yalnız şirk hevâ-i nefislerine yapışır. Onlar da içine düşer; mülevves, pis olurlar. Ondan çıkması müşkülleşir. İman ise, kasten ve bizzat takip ve kabul edilmekle kalbin içine bırakılır." İzah eder misiniz?

  28. "Kasten ve bizzat kimse küfrü kabul etmez. Yalnız şirk hevâ-i nefislerine yapışır." İzah eder misiniz; "şirk" ile "küfür" aynı anlamda mı kullanılıyor?

  29. "Kur'an'ın hârikulâde haiz olduğu câmiiyet ve vüs'at ile beraber, tabakat-ı beşerin hissiyatına yaptığı müraat ve okşamalar, bilhâssa en büyük tabakayı teşkil eden avam-ı nâsın fehmini okşayarak, tevcih-i hitab esnasında yaptığı tenezzülât, Kur'an'ın kemal-i belâgatına delil ve bahir bir bürhan olduğu halde, hasta olan nefislerin dalaletine sebeb olmuştur..." Bu pasajı açıklar mısınız?

  30. "Arkadaş! Dünyanın üç vechi vardır: Birisi: Âhirete bakar. Çünkü onun mezraasıdır. İkincisi: Esmâ-i Hüsnâya bakar. Çünkü onların mektep ve tezgâhlarıdır. Üçüncüsü: Kasten ve bizzat kendi kendine bakar..." açar mısınız?

  31. "Arkadaş! İnsanın vücudu, bedeni, emvâl-i mîriyeden bir neferin elinde bulunan bir hayvan gibidir. O nefer, o hayvanı beslemeye ve hizmetine mükellef olduğu gibi, insan da o vücudu beslemeye mükelleftir..." remzin tamamını izah eder misiniz?

  32. "Arkadaş! İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir. Çünkü, İslâmiyetin telkinatiyle küfr-ü mutlak, inkâr-ı mutlak, şek ve tereddüde inkılâp etmiştir..." Bu remzi açar mısınız?

  33. "Arkadaş! Nefis, tembellik saikasıyla vazife-i ubudiyetini terk ettiğinden, tesettür etmek istiyor. Yani, onu görecek bir rakibin gözü altında bulunmasını istemiyor. Bunun için bir Hâlıkın, bir Mâlikin bulunmamasını temennî eder.." remzin tamamının izahı?

  34. "İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın'ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur. Kezâlik, kudretin levazımıyla hikmetin levâzımı bir değildir. Birisine ait levazımatı ötekisinden talep etmek hatadır." İzah eder misiniz?

  35. "İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zâhir ile ism-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur..." remzin tamamını açar mısınız?

  36. "İslâmiyet, bütün insanlara bir nur, bir rahmettir. Kâfirler bile onun rahmetinden istifade etmişlerdir. Çünki İslâmiyet'in telkinatıyla küfr-ü mutlak, inkâr-ı mutlak; şek ve tereddüde inkılab etmiştir." izah eder misiniz?

  37. "Ve keza, kudretin taallûkatı ayrı, vücudun cilveleri veya sair sıfatın tecelliyâtı ayrıdır; birbirine iltibas edilmemeli. Meselâ, dünyada vücudun tedricîdir; berzahî aynalarda âni ve def'îdir. Çünkü, icadla tecellî arasında fark vardır." İzahı nasıl?

  38. İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın'ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur.. Cümlesini devamıyla açıklar mısınız?

  39. İnsanı dalâletlere sürükleyen cihetlerden biri de şudur ki: İsm-i Zahir ile ism-i Bâtın'ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur... Devamıyla beraber izah eder misiniz?

  40. İsm-i Zâhir ile ism-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı oluyor; bunları birbirine karıştırıp mercilerini kaybetmek mahzurludur.. Cümlesini izah eder misiniz?

  41. Kudretin levazımıyla hikmetin levazımı bir değildir. Birisine ait levazımı ötekinden talep etmek hatadır. Ve keza daire-i esbabın iktizasıyla daire-i itikad ve tevhidin iktizası bir değildir. Onu bundan istememeli...

  42. "Arkadaş! 'Katre' namındaki eserimde Kur'an'dan ilhamen takib ettiğim yol ile ehl-i nazar ve felsefenin takib ettikleri yol arasındaki fark şudur:.." remz'in tamamını izah eder misiniz?

  43. "Arkadaş! Her bir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder..." izah eder misiniz?

  44. Ehl-i Nazar Kimlerdir?

  45. Herbir insanın bir nokta-i istinadı bulunduğuna nazaran, istinad noktalarının tefâvütüne göre insanların yapabileceği işler de tefâvüt eder. Bu cümlenin açıklamasını yapar mısınız?

  46. Mânevî asansör hükmünde olan murakabeler ile mâ-i hayatı bulmak pek müşküldür. Cümlesini açar mısınız?

  47. "Arkadaş! Nefsin vücudunda bir körlük vardır. O körlük vücudunda zerre-miskal kaldıkça hakikat güneşinin görünmesine mâni' bir hicab olur. Evet müşahedemle sabittir..." izah eder misiniz?

  48. "Ey insan! Senin vücudunun sahasında yapılan fiiller ve işlerden senin yed-i ihtiyarında bulunan, ancak binde bir nisbetindedir. Bâki kalan Mâlik-ül Mülk'e aittir. Binaenaleyh kendi kuvvetine göre yük al. Yoksa altında ezilirsin..." izah eder misiniz?

  49. "Ey şan ve şerefi, nam ve şöhreti isteyen adam! Gel, o dersi benden al. Şöhret ayn-ı riyâdır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı insanlara abd ve köle yapar. O bela ve musibete düşersen اِنَّا لِلّهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ de, o belâdan kurtul." izah eder misiniz?

  50. "Şöhret ayn-ı riyâdır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı insanlara abd ve köle yapar. O belâ ve musibete düşersen, İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun de, o belâdan kurtul." izah eder misiniz?

Yükleniyor...