Neden bu zamanda şefkatin çok ehemmiyeti var?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu zamanda maddeci felsefe insanı sadece maddeye yönlendirmiş ve yalnızlaştırmıştır. İnkârcı ideolojiler, insanlara nefret ve kini aşılamış, ihtilaf ve menfaati telkin etmiş ve birbirlerine düşman etmiştir. Birinci ve İkinci Dünya savaşları, onun akabinde soğuk savaş süreci insanları kamplara bölüp birbiri ile sürekli düşman vaziyetini vermiş.

Hâl böyle olunca insanlar arasında zulüm, haksızlık, düşmanlık, merhametsizlik yaygınlaşmış, kuvvetlilerin zayıfları ezmesi bir felsefe haline gelmiştir; "Büyük balık küçük balığı yutar." tabiri bu hastalığın bir tezahürüdür.

Netice olarak, bu dehşetli ve mülhid asrın en büyük hastalığı kin, düşmanlık ve menfaat kavgalarıdır. Bu hastalığın reçetesi ve ilacı ise şefkat ve muhabbettir. Bu sebeple bu zamanda şefkatin esas olması ve insanların kalbine nakşedilmesi gerekiyor.

Resul-i Ekrem(asm) bir hadisinde “Ben bu dini iki şeyle yaydım. Biri sabır diğeri de şefkat.” diye ifade buyurarak her asırda islâmın sinelerde taht kurmasının yolunu göstermiştir.

Muhabbet ve uhuvvetin olduğu yerde huzur ve saadet vardır. Böyle bir toplumda hariçten gelebilecek fitne, fesat ve tehlikelerin de fazla tesiri olmaz. Zira orada nizam ve intizam hakimdir; herkes birbirlerinin hukukuna riayet eder ve asla sadakat ve uhuvvetten ayrılmazlar. Uhuvvet ve muhabbet erbabı olan bir insan, din kardeşlerini en yakın ve hakiki dost kabul eder ve onların maddî ve manevî sıkıntılarını gidermeye çalışır. Kâmil bir mü’min, Müslüman kardeşlerinin menfaatini kendi menfaatine tercih eder. Mü’minlerin çektikleri sıkıntı ve ızdırabları kendi ruhunda hisseder. Samimi dost olanlar birbirlerinin ızdırablarını ve sıkıntılarını paylaşır, kusurlarına bakmaz ve daima birbirlerinin güzel meziyetlerini nazara alırlar. Dikensiz gül olmayacağı gibi, kusursuz dost da olmaz. Kusursuz dost arayanlar dostsuz kalırlar. Evet, keder ve ızdıraba düşen bir insana teselli verecek ve onun gözyaşlarını şefkat elleri ile silecek olan dostların bulunması ne büyük bir saadettir!.

Şefkat, Cenab-ı Hakk’ın yarattığı her canlı mahluka karşı merhamet etme duygusudur. Şefkat, Yüce Allah'ın Rahmân ve Rahim isimlerinin insandaki tecellisidir.

Şefkat insanda bulunan hislerin en mühimlerindendir. Şefkat başta insan olmak üzere diğer mahlukata sevgi beslemenin ve muhtaçlara, ızdırab ve meşakkatlere maruz kalan felaketzedelerin imdadına koşmak, onlara maddî ve manevî yardımda bulunmaktır. Peygamber Efendimiz (sav.) şöyle buyurur: “Dinin özü ve mahiyeti Allah’ın emirlerine tazim ve mahlukatına şefkat etmektir.”

Nasıl Mevlâna Hazretleri kendi devrinde Moğol istilasının da sevki ile tabiat ve karakter haline gelen düşmanlığa karşı sevgiyi reçete olarak takdim etmiş ise, bu zamanda da Risale-i Nurlar zulüm ve düşmanlık hissine karşı şefkat reçetesini öne çıkartıp takdim ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...