İman hakikatlerini bilmek, sorumluluğumuzu artırır mı?
Değerli Kardeşimiz;
"Büyük başların sorumluluk ve sıkıntıları da büyük olur." Bu söz, bize bu hususta bir ipucu verir kanaatindeyiz.
Nasıl ki, bir memur, devlet dairesinde terakki ettikçe, mesuliyet sahası da ona göre genişler. Küçük bir daireyi idare eden bir amir, o daireden mesul olur, amirliği yükseldikçe, mesuliyet dairesi de ona göre artar.
Aynı şekilde, bir Mümin de manevî açıdan terakki ve tekemmül ettikçe mesuliyeti de ona oranla ziyadeleşir.
Allah, insanlara ancak kaldırabileceği yükü yükler. Öyle ise bize ne yük verilmişse, o yükün de hesabı ve sorumluluğu verilmiş demektir.
Meselâ; İmam Gazali Hazretleri sıradan bir insan gibi muamele görmez. Onun manevî çapı ve ilmi seviyesi nispetinde hesabı olacak ve ona göre muamele edilecek. Bu hakikat bütün insanlar için geçerlidir.
Şu hadis-i şerif bu hususta en mukni cevap ve en kati delil mahiyetindedir:
“İnsanlar içinde en ağır imtihana çekilenler peygamberlerdir. Sonra sırasıyla (rütbeleri) onları takib edenler, sonra onları takip edenlerdir. Kişi dinine göre müptela kılınır (imtihana çekilir). Eğer dininde salabetli ise imtihanı (göreceği bela ve musibet) ağır olur. Eğer dininde gevşek ise o oranda imtihan edilir. Bela o kimseyi devamlı takib eder. Nihayet onu bırakıncaya kadar. Böylece kul, yeryüzünde hatası olmadığı halde yürür.” (Râmûzu’l-Ehâdîs, s. 71, 983. hadis; İbn-i Mâce II, 1321, 1331, 1335.)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü