"Nefs-i emmarenin enaniyeti hesabına, Hakk'ın hatırı olan bilmediğim bir hakikati müdafaa değil, ale'r- re'si ve'l-ayn kabul ederim." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Biliniz, kardeşlerim ve ders arkadaşlarım, benim hatâmı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hattâ başıma vursanız, Allah razı olsun diyeceğim. Hakkın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz. Nefs-i emmârenin enâniyeti hesabına Hakkın hatırı olan bilmediğim bir hakikati müdafaa değil, ale’r-re’si ve’l-ayn kabul ederim."(1)

Her hususta "Ben bilirim!.." diye bir iddiada bulunmak ve başka birisinden bir hakikati öğrenmekte nazlanmak nefsin bir hastalığıdır.

Madem nefis bu kadar sinsi ve alçaktır, öyle ise, birisinin hatalarımızı söylemesi hatta bunu sert bir şekilde ifade etmesi bile, bizi ondan gelen hakikati kabul etmekten alıkoymamalıdır. Nefis terbiyesi açısından bu çok mühimdir.

Hak ve hakikatin hatırını nefsin hatırından daha üstün ve daha mühim tutmak gerekiyor. İnsaflı insan, her kimde güzel bir meziyet ve kemalat varsa onu sever ve takdir eder. Hak kimden gelirse gelsin, kimin elinde olursa olsun kabul etmek, insaflı olmanın icabıdır.

Bilmediğimiz bir mevzuda, sırf kendimizi üstün görme hastalığı yüzünden, biliyormuşuz gibi davranmak, başka kaynaklara sırtımızı dönmek, tam bir cehalettir ve hakkı incitmektir.

Hak âşığı olan kişi, hakkı her kaynaktan alır ve bunu başı üstüne koyar.

(1) bk. Barla Lahikası, (131. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.988
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...