"Fuad’ın (r.h.) mektubu aynen Abdurrahman’ın (r.h.) mektubu misillû,.." Biraderzade Fuad'ın mektubu mevcut mudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad'ımızın yeğeni ve Abdülmecid Ağabey'in evladı olan Merhum Fuad'ın vefatından on iki gün evvel yazdığı mektubu aşağıda takdim ediyoruz. Üstad'ımız bu mektup ile ilgili şunları söylemiştir:

"Ben şimdiye kadar merhum Molla Abdullah ile beraber Abdurrahman’ı ve Ubeyd’i ekser dualarımda zikrettiğim gibi, merhum Fuad’ı dahi onlarla beraber her vakit yâd edeceğim, inşaallah."

"Evet, kardeşim, dediğin gibi, Fuad’ın (r.h.) mektubu aynen Abdurrahman’ın (r.h.) mektubu misillû, Risale-i Nur’un bir şûle-i kerametini gösteriyor. Yalnız Abdurrahman’ın gayet halis ve şimdiki tarz-ı hayattan ve tabirlerinden müberra, safi ifadesi onda yoktur. Eğer dünyada kalsaydı, mağlup olmak ihtimali vardı."

"Cenab-ı Erhamürrâhîmin hem ona, hem Risale-i Nur hanedanına ve dairesine merhamet edip, onu rahmetine ve cennete aldı, mağlup ettirmedi."
(Barla Lahikası, 294. Mektup)

Merhum Fuad'ın Mektubu:

Muhterem Babacığım, Kıymetli Anneciğim, Sevgili Kardeşlerim!

Sizlere ilk satırlarımda her şeyden önce her zaman kalbimde yaşattığım minnet, şükran, saygılarımı bildiririm. Senelerden beri vazifem olan şu tebliği müftehirane bir eda ile icra etmek zamanı gelmiştir. Çünkü böyle bir aileye mensubiyet ile malikiyet, erişilmesi kabil olmayan bir nimettir. Ve o evlad yetiştiren yüksek yuvaya iftihar lazımdır. Hakikaten inkâr edemem ki istikbalim, saadetim, varlığım böyle aileden mülhemdir. Onun ile iftihar etmek benim için bir borçtur. Hayat bir yolculuktur. Evet, hayat menzilden menzile girer, çıkar. İdeal azamî bir seviyeye eriştikten sonra ebedî menziline girer, orada "lenger-daz" olur. Bu sağlam kabul edilen maneviyatım sağlam eller, genç kafa ile işlenmiş bir itikaddır. Fakat zaman ile yapının, binanın çürüyüp, kuruyup çökmesi ve yıkılmasına biz âmiyane bir lisan ile ölüm diyoruz.

Sadece ölüm kelimesi menfur hakikati, menkus çehresi, her insanın, her dimağın inkâr edemeyeceği bir korkunçluktur. Evet, o ki insanı bütün sevgilerinden ayıran ve bütün bağları çözen ve bir anda bir yapıyı bütün bütün yıkarak hiçe indiren "kuvvet" gerçi Allah'tan insanlara gelen bir felakettir ve bir emr-i vaki'dir. Ve bu cihetten hoş görünmesi iktiza eder ve mukadder olduğunu kabul etmek esas şartlardan biridir. Ne denirse denilsin ve ne olursa olsun korkunçtur.

Efrad-ı Aileme, Sizlere minnettarım. Beni unutmayın, ben de sizi unutmayacağım. Allah'a ellerimle dilimin, ruhumun, varlığımın lisanıyla sizlere uzun ömürler ve bahtiyarlık, bize de saadet vermesi için toprağa gidinceye kadar sönmeyen bir istekle yalvarır ve yalvaracağım. Allah bizi saadet, güzelliğe kavuştursun âmîn.

Muhterem Babacığım! İçinde yaşadığım hayatı biraz daha anlatayım. Yukarıda sıraladığım âmiller sayesinde sınıfımı birincilikle geçtim. Şimdilik kamp içerisindeyiz. Kampımız Yirmi dokuz Mayıs'ta bitecektir. Tahmine göre bir Haziran'da evlerimize hareket edeceğiz. Tekrar ellerinden öper duanızı isterim. Ankara Yüksek Ziraat Fakültesi 3'üncü sinif talebesinden Oğlunuz Fuad Ünlükul (Abdülmecid Ünlükul, Risale-i Fuadiye, Risale-i Nur araştırma Merkezi, s. 38)

- Abdülmecid Ağabey'in, Oğlu Fuad İçin Yazdığı Mersiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...