"Kur’an bitmez ve tükenmez bir hazinedir. Her asır, nusus ve muhkematını teslim ve kabul ile beraber, tetimmat kabilinden, hakaik-i hafiyesinden dahi..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kur’ân bitmez ve tükenmez bir hazinedir. Her asır, nusus ve muhkemâtını teslim ve kabul ile beraber, tetimmat kabilinden, hakaik-i hafiyesinden dahi hissesini alır, başkasının gizli kalmış hissesine ilişmez." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Birinci Risale)

"Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, deniz de arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde mürekkep olsa, yine de Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Lokman, 31/27)

Kur’an insanların bitirip tüketemeyeceği manalar ve inceliklerle doludur. Yalnız bu ince ve derin manaların hikmeti farklılık arz eder. Bazı manalar herkesin kavrayacağı şekilde açık ifade edilir ki, buna muhkem ve zahir mana denilir.

Bazı manalar da müphem ve kapalı olarak ifade edilir, bunlara işarî ve remzî manalar denir. Yani manalar inceliğine ve kesafetine göre ifade kalıplarına ayrılır ve ona göre işaret olunur. Bazı manalar vardır ki, çok derindir, her insan bunu anlayamaz. Bunun için derin düşünecek, büyük bir ilme sahip olacak mütehassıs bir nazar ister.

İnsanların idraki ve ilmî seviyeleri muhteliftir. Her insan Kur’an'dan kendi kabı kadar mana doldurur. Ekser insanlar avamdır, derin ve ince meseleleri göremezler. Kur’an idrak noktasından muhtelif olan bu tabakaları ihmal etmeyip, hepsine vüsat ve ihata kabiliyeti kadar manalar ve işaretler koymuştur. Bu yüzden her insan Kur’an'dan istifade noktasında çapı ve kabı kadar faydalanır.

Demek anlayış noktasında herkesi aynı kefeye koymak içtimai yapıya aykırıdır. Dolayısı ile Kur’an’ın hadsiz sırlarından bilineni var, bilinmeyeni var. Bilineni anlayanlar, bilinmeyenlerini ehline bırakırlar.
Kur’an’ın bazı derin ve ince sırları vardır ki bu sırlar zamanla anlaşılır. İnsanlık terakki ettikçe bu sırra vakıf olabilir. Ayetlerde işaret edilen bazı bilimsel manalar gibi. Mesela, evrenin sürekli genişlemesi buna güzel bir örnektir.

“Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz biz genişletmekteyiz.” (Zariyat, 51/47)

Bu yorum daha çok, uzay cisimlerinin birbirinden uzaklaştığı ve aralarındaki mesafenin gitgide arttığı yönündeki bilimsel tesbitten hareketle ortaya konan “genişleme teorisi” ışığında yapılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 1.378
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...