"Kanaat-i İmaniye" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Denizli’nin Hüsrev’i Hasan Feyzi’nin Risale-i Nur hakkında ve Risale-i Nur’un aslı ve esası ve mâdeni olan hakikat-ı Kur’âniye ve sırr-ı iman ve nur-u Ahmedî târifinde yazdığı manzum fıkrası, içinde tam bir samimiyet ve metin bir kanaat-ı imaniye bulunduğundan; ..." (Emirdağ Lahikası-I, 69. Mektup)

"Kanaat-ı İmaniye" terimi, genellikle imani tatmin, imani kanaat veya imanın tam bir içselleştirilmesi anlamına gelir.

İfade, Risale-i Nur Külliyatı'nda sıkça geçer ve şu manaları ifade eder:

İmanın (Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, kader ve kazaya inanma) sadece akıl ve mantık yoluyla edinilen kuru bir bilgi olmaktan çıkıp, kalpte ve ruhun derinliklerinde hissedilen, şüpheden uzak, sarsılmaz bir kesinlik ve huzur haline gelmesi.

Metinde bahsedildiği gibi, bu tam ve kesin imanî tatmin (kanaat-ı imaniye) elde edildiğinde, kişi ölümden korkmak yerine, ahiret hayatının güzelliklerine karşı büyük bir iştiyak (arzu, özlem) duymaya başlar. Çünkü artık ahiret, bir zan veya şüphe konusu değil, kesin olarak varlığı bilinen, ebedî saadet yurdu olarak görülür.

Zübeyir Gündüzalp Ağabeyimiz bu kavramla ilgili şöyle bir değerlendirme yapmaktadır:

"İslami bir eseri mütalaa ederken, o eserin ders verdiği esasat-ı diniyeyi ve semere verdiği neticeleri düşünmeliyiz. İşte Risale-i Nur’u bu nokta-i nazarla mütalaa ettiğimiz zaman görülüyor ki; onunla tenevvür edenlerde, her türlü şüphe ve vesveselerden uzak, canlı ve kuvvetli bir kanaat-ı imaniye hüsûle gelmektedir." (Bir Dava Adamı'nın Notları-II)

Özetle; kanaat-ı imaniye, kişinin iman hakikatlerini öyle bir kesinlikle kabul etmesidir ki, bu durum ona dünya hayatının geçiciliğini idrak ettirir ve ruhunda ahirete karşı büyük bir merak ve özlem uyandırır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
K
Okunma sayısı : 250
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...