"Mesele-i imaniye ve Kur’aniye" Mesele-i imaniye ile Kur’aniye farklı mıdır, neden "veya" değil de "ve" bağlacı kullanılmıştır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

  • "Mesele-i İmaniye" ve "Mesele-i Kur'aniye" Arasındaki Fark

Mesele-i imaniye doğrudan imanın esaslarıyla yani Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kaza-kadere iman gibi temel inanç esaslarıyla ilgili meselelerdir. Bu konular, imanı güçlendiren, tasdik ve yakini artıran meselelerdir. Özellikle günümüz şartlarında, imanın rükünlerine karşı şüpheler uyandığında, bu meselelerin izah ve ispatı büyük önem taşır.

Mesele-i Kur'aniye ise Kur'an'ın genel hükümleri, emirleri, yasakları, ahlaki prensipleri ve ibadetlere dair meselelerdir. Bu konular daha çok hayatın pratik yönüyle, şeriatın hükümleriyle ve Kur'an'ın nazil olduğu dönemden kıyamete kadar insanlığın ihtiyacına cevap veren meselelerle ilgilidir.

Kısacası, mesele-i imaniye kalbe ve imana hitap ederken, mesele-i Kur'aniye daha çok akla ve amelî (pratik) hayata hitap eder.

Başka açıdan bakıldığında mesail-i imaniye, imanın altı rüknünü ele alır. Bu noktadan Kur'ana iman da bu imanın bir şubesi olup o dairenin içinde kabul edilir. Bu açıdan iman mesaili Kur'anın mesailini içine alır ve kapsar. Mesail-i Kur'aniye ise hem imanın esaslarını hem de diğer İslami meselelerı içine almakla iman esaslarını da kapsamaktadır. Böylece birbirleri hükmüne geçtikleri gibi, birbirlerinden farkları da açıktır.

  • Neden “veya” değil "ve" kullanılıyor?

Üstad "veya" yerine "ve" bağlacını kullanarak, bu iki tür meselenin birbirinden ayrı, fakat bağımsız şeyler olmadığını da vurgulamak ister. Bağlaçta (ve) hem ayniyet hem de gayriyet vardır. Yani hem benzer yönler hem de ayrılan yönler vardır. "Ahmet ve Mehmet beraber yemek yiyorlar." ifadesinde Ahmet ile Mehmet ayrı kişiler olduğunu, fakat aynı işler yaptıklarını ifade eder.

İman meseleleri, Kur'an'ın anlattığı, izah ettiği ve temelini oluşturduğu konulardır. Kur'an sadece imandan bahsetmez, aynı zamanda o imanın hayata nasıl yansıyacağını da öğretir. Bu nedenle imanî bir meseleyi anlatmak, aynı zamanda Kur'anî bir meseleyi anlatmaktır. Her ikisi de bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır.

Bu ifade, verilen dersin sadece imanın temel esaslarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda o imanın kaynağı olan Kur'an'ın genel hakikatlerini de kapsadığını belirtir. Bir nevi, verilen dersin hem itikadî (inançla ilgili) hem de Kur'an'ın genel prensipleriyle ilgili olduğunu vurgular.

Özetle, Üstad'ın bu ifadeyi kullanması, anlatılan konunun hem iman esaslarını güçlendirdiğini hem de bu esasların kaynağı olan Kur'an'ın hakikatlerini kapsadığını ve bu ikisinin ayrılmaz bir bütün olduğunu gösterir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 234
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

turkkamuran

Teşekkürler, arkadaşlar.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...