Risale-Nur'un vahiy telakki edilip Kuran-ı Kerim ile eşit tutulduğunu iddia edenlere nasıl cevap verebiliriz?
- Bir takım Nur talebelerine malesef böyle isnadlar söz konusu oluyor. Kuran-ı Kerim 'in inme şekliyle Risale- Nur 'u aynı kefeye koyuyorsunuz diyorlar.
- Bu tür isnadlara dayanak olabilecek bir kusur, hata veya söylem olmuş mudur abilerimizde? Neden bu tarz şeyler konuşuluyor? Biz Risale-i Nur'un ilham olduğunu biliyoruz. Kuran'dan gelen bir nur olduğunu biliyoruz. Bunu Risale-i Nur'dan örneklerle destekleyerek nasıl izah edebiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu tür iddialar ve ithamlar, İslam akidesinin en hassas noktası olan vahiy kavramı ile tasavvuf ve iman hizmetinde sıklıkla dile getirilen ilham ve sünuhat kavramlarının birbirine karıştırılmasından veya bazen aşırı muhabbetten kaynaklanan dikkatsiz ifadelerin yanlış yorumlanmasından ileri gelmektedir.
Risale-i Nur’un hiçbir şekilde Kur’an-ı Kerim ile eşit tutulamayacağını, bizzat Bediüzzaman Said Nursi’nin kendi eserlerindeki net ifadeleriyle ve İslamiyet'in temel ıstılahlarıyla şu şekilde izah edebiliriz:
Risale-i Nur, vahiy değil, bir ilham ve sünuhat mahsulüdür. Bediüzzaman Hazretleri, vahiy ile ilham arasındaki farkı ve ilhamın derecesinin vahiyden ne kadar aşağıda olduğunu birçok eserinde kesin bir dille ortaya koymuştur.
Vahiy: Vehbi, vasıtasız, umumi, mutlak, saf ve melekle (Cebrail A.S.) gelen, herkesi bağlayan ilahi kelamdır. Hatadan tamamen münezzehtir. Kur'an-ı Kerim vahyin en yüksek mertebesidir.
İlham: Hususi, cüzi, gölgeli ve her zaman hataya açık olabilen, kalbe gelen esintilerdir. İlham, vahyin mertebesine hiçbir zaman yetişemez.
"Vahiy gölgesizdir, sâfidir, havassa hastır. İlham ise gölgelidir, renkler karışır, umumîdir..." (Şualar, Yedinci Şuâ, Âyetü'l-Kübra)
Bediüzzaman, Risale-i Nur'u asla müstakil bir kitap veya Kur'an'a alternatif bir kaynak olarak görmemiştir. Ona göre Risale-i Nur, ancak Kur'an'ın hakikatlerini bu asrın fehmine ders veren bir tefsirdir. Aynanın kendisi ışık değildir; sadece güneşi yansıtır. Risale-i Nur da Kur'an güneşinin bir aynasıdır. Mealen şöyle denilir:
Risale-i Nur, Kur'an-ı Muciz-ül Beyan'ın taht-ı nüzulünden çıkan bir mizanıdır, bir bürhanıdır. Kur'an-ı Kerim'in malıdır, onun bir tefsiridir.
Eserlerde geçen yazdırıldı, kalbe ihtar edildi gibi ifadeler, müellifin kendi nefsine pay çıkarmamak, gurur ve enaniyetten kaçınmak için kullandığı bir mahviyet dilidir. "Ben kendi zekamla yazmadım, Cenab-ı Hakk'ın bir ihsanıdır" demektir, "Bu bana vahiy olarak geldi" manasında kesinlikle değildir.
Bu tarz eleştirilerin arkasında hem dışarıdan gelen ön yargılar hem de içerideki bazı usul hataları yatmaktadır:
Kavram Karışıklığı: "Yazdırıldı" veya "Kalbime ihtar olundu" tabirlerini doğrudan "Vahiy" gibi algılayan avam tabakası veya art niyetli tenkitçiler, bu kelimeleri mecrasından saptırmaktadır.
Aşırı Muhabbet ve Dengelenmemiş Üslup: Bazı talebelerin, Üstadlarına ve eserlere olan aşırı sevgileri, üslup hatasına yol açabilmektedir. Eserleri methederken kullanılan bazı mübalağalı ifadeler, dışarıdan bakan ve usul bilmeyen insanlar tarafından Kur'an'la eş tutma şeklinde yanlış anlaşılmaya zemin hazırlamıştır.
Bediüzzaman'ın Bu Konudaki Uyarıları: Bediüzzaman, talebelerini kendisi ve eserleri hakkında aşırı gitmemeleri konusunda defaatle uyarmıştır. Kendisinin de bir beşer olduğunu, hata yapabileceğini, mutlak doğrunun yalnızca Furkan-ı Hakim olduğunu belirtmiştir. Mealen şöyle buyrulur:
Aziz kardeşlerim, sizler bana fena fil-ihvan düsturuyla bakıyorsunuz. Fakat ben kendimi bir hizmetkar biliyorum. Risale-i Nur'un kusurları bana, meziyetleri ise Kur'an'a aittir.
Bu tarz bir isnatla karşılaşıldığında net, sakin ve ilmi bir üslupla şu üç madde aktarılmalıdır:
Kur'an Kelamullah'tır: Kur'an, hatasız ve kıyamete kadar baki olan mutlak vahiydir. Risale-i Nur ise Kur'an'ın bu asra bakan manevi bir tefsiridir. İkisi kıyas kabul etmez; biri asıldır, diğeri o asıldan beslenen bir daldır.
"Yazdırılma" İfadesi Şükürdür: Üstad'ın yazdırıldı demesi kibirden kaçmak içindir. İslam literatüründe İmam-ı Gazali, Muhyiddin-i Arabi ve Mevlana gibi pek çok büyük zat da eserleri için benzer ilham ifadelerini kullanmışlardır.
Temel Ölçü Kur'an ve Sünnettir: Risale-i Nur'un hiçbir yerinde "Bu kitap Kur'an'a eşittir." veya "Vahiydir" ibaresi yer almaz. Bilakis, her fırsatta Kur'an'ın erişilemez makamı vurgulanır. Risale-i Nur Külliyatı içerisinde en geniş bahis (375 sayfa ile) Mucizat-ı Kur'aniye Risalesidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü