"Herhangi bir feylesof okusa, 'Bundan daha yüksek akıl olamaz ve akıllar toplansa bunun fevkine çıkamaz, akıl buna yol bulamaz.' diyor." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Kuleönülü Sarıbıçak Mustafa Hulûsi Ağabeye ait olan bu söz, Risale-i Nur Külliyatı'nın (özellikle de imana dair bürhanların ve delillerin) akli seviyesini, ikna gücünü ve derinliğini vurgulayan bir ifadedir. Buradaki temel düşünceyi şu şekilde analiz edebiliriz:
"Feylesof" kelimesi burada felsefeyle uğraşan, aklı ve mantığı en üst rehber edinen entelektüel insanları temsil eder. Cümle, en katı veya en derin felsefi süzgeçten geçmiş bir zihnin bile bu hakikatler karşısında teslim olacağını ifade ediyor.
"Bundan daha yüksek akıl olamaz" ifadesi, sunulan hakikatlerin mantıki tutarlılığının zirvede olduğunu belirtir. "Akıllar toplansa bunun fevkine (üstüne) çıkamaz" denilerek, beşeri ortak aklın ve felsefi birikimin bile bu seviyeden daha ikna edici bir bürhan ortaya koyamayacağı ifade edilmektedir.
"Akıl buna yol bulamaz" iki anlama gelebilir: Birincisi, insan aklının kendi başına (vahyî bir rehberlik olmadan) bu yüksek hakikatleri ve sırları keşfedemeyeceği; ikincisi ise, bu hakikatlere karşı çürütecek, itiraz edecek mantıklı hiçbir açık veya açık kapı bulamayacağıdır.
Özetle bu pasaj, anlatılan iman hakikatlerinin ve Kur'an tefsirinin, sadece hisse veya duyguya değil; en yüksek felsefi zihinleri dahi aciz bırakacak derecede güçlü, sarsılmaz bir akıl ve mantık örgüsüne dayandığını vurgulamaktadır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü