Üstadımızın dinsiz hâkimlere; "Sayın", "Mahkeme-i âliniz" diye hitap etmesi doğru mu?
Değerli Kardeşimiz;
Bu meseleye birkaç cihetten bakabiliriz.
Birincisi; söz konusu hâkimlerin dinsiz olup olmadıklarını bilemiyoruz. Böyle bir iddiada bulunmak doğru değildir. Aralarında din düşmanı olanlar olabilir. Ancak bir genelleme yaparak, "o zamanın hâkimleri dinsizdi" demek, itikadi açıdan tehlikeli ve mesuliyetli bir durumdur. Kaldı ki, Üstadı tahliye eden hâkimler de olmuştur. Nitekim bir hanım hâkimi Üstad takdir etmiştir ve onu duasına da dâhil etmiştir.
İkincisi; o saygı hâkimin şahsına değil makamadır. O makama saygı kalmaz ise; adalet mekanizması işlemez hale gelir. Hukuk bütün saygınlığını yitirirse, anarşizme kapı aralanmış olur. Toplumun örnek aldığı şahısların tavır ve davranışları, çok mühimdir. Zaman gelir o makamlar Allah’ın adaletini dağıtırlar. Bu yüzden, o makamlar yıpratılmamalıdırlar.
Üçüncüsüi; Risale-i Nur mesleğinde kavl-i leyyin esastır. Kavl-i Leyyin; yumuşak ve tatlı bir şekilde konuşmak demektir. Peygamber Efendimizin (asv) konuşma metodunu ve üslubunu ve bütün peygamberlerin tebliğ usulünü ifade eden bir terimdir. Yüce Allah Hz. Musa (as) ve Harun’a (as) Firavun’un yanına gittikleri zaman nasıl konuşmalarını gerektiğini ders verirken şöyle buyurur:
“Firavuna gidin. Çünkü o azmış ve yoldan çıkmıştır. Ona ‘kavl-i leyyin' ile konuşun ve yumuşak söz söyleyin ta ki öğüt alsın ve korksun.”(Taha, 20 / 43-44)
Dördüncüsü; o hâkimler dinsiz bir komitenin baskı ve cebri ile hareket ediyorlardı. Üstad Hazretleri bunu bildiği için vasıtalara değil, vasıtaların ardındaki güçlere gereken lafı söylüyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü