"Bir hadîs-i şerifin mazhariyeti bu ihtimalle bana verilmiş." Üstad'ın halüsinasyon ithamına karşı bahsettiği hadis hangisidir?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve 'gayr-ı ilmî' tabir ettikleri mahremlere karşı demişler ki: 'Bazen cezbeye ve şuurun heyecanına ve ihtilâl-i ruhiyeye kapılmasından, bu eserlerle mes'ul olmamak lâzım geliyor.' mânâsını ifham ediyorlar. Ve 'Eski Said', 'Yeni Said' tâbirinde iki şahsiyet; ve ikincisinde, fevkalâde bir kuvvet-i imaniye ve ilm-i hakaik-i Kur'âniye mânâsını, filozofların hatırı için 'Bir nevi cezbe ve ihtilâl-i dimâğiye ihtimali var.' diye hem bizi şiddetli tabiratın mes'uliyetinden kurtarmak, hem muarızlarımızı okşamak için 'sem ve basar cihetinde hallüsinasyon hastalığı ihtimali nazar-ı dikkate alınabilir.' demişler. Onların bu ihtimalini esasıyla çürüten, ellerine geçen ve bütün akılları geri bırakan Nur Risaleleri ve bütün avukatlara hayret veren Müdafaa ve Meyve Risaleleri kâfi ve vâfi bir cevaptır. Ben çok şükrediyorum ki, bir hadîs-i şerifin mazhariyeti bu ihtimalle bana verilmiş."(Şualar, On Üçüncü Şua)
Bu bahsin iki sahife sonrasında, nazara verilen hadis-i şerifin olduğu anlaşılıyor:
"Hadîs-i sahihte vardır ki, 'Bir adam kemâl-i imanı kazandığına, avâm-ı nâsın akıllarının tavrı haricindeki yüksek hallerini mecnunluk, divanelik saymaları, onun kemâl-i imanına ve tam itikadına delâlet eder.' diye ferman ediyor." (Şualar, On Üçüncü Şuâ)
“Mü’minler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen/kalpleri ürperen, kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine tevekkül eden/Ona dayanıp güvenen kimselerdir.”(Enfâl, 8/2)
“Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler…”(Hac, 22/35)
Bir hadis-i kudsî’de de şöyle buyurulmuştur:
“Rahmân olan Allâh’ın cezbelerinden bir cezbe, ins u cinnin ibadetine bedeldir.” (Bursevî, İsmail Hakkı, Tefsûru Ruhu’l-Beyan, IX/365)
İslam tarihinde bütün müceddid ve âlimler benzer iftiralara maruz kalmışlardır. Hatta nebiler de aynı iftiraya maruz kalmışlar. Ehl-i dalaletin bu ithamları ehl-i Hakk'ın makbuliyetine adeta bir alamet haline gelmiştir, denilebilir.
Ek bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar