"Kur’ân-ı Azîmüşşânı... Tekerrür ettikçe ve mübarek vakitlere rastgeldikçe ve melek ve sair zîşuur ruhânîler kıraatini dinledikçe..." Bunun için Kur'an'ı sesli mi okumak lazım?
Değerli Kardeşimiz;
Melekler ve ruhanîler latif varlıklar olduğu için, onlar biz kıraati sesli de okusak sessiz de okusak dinleyebilirler. Bizim kanaatimize göre burada esas olan, sesli ya da sessiz okumak değil, doğrudan okumaktır.
Kirâmen kâtibîn meleklerinin, bizim gizli açık bütün amellerimize şahitlik etmesi ve yapıp ettiklerimizi kayda almaları da bu hususa bir karine olabilir.
“Şeytan, insanın kanının dolaştığı damarlarında dolaşır.” (1)
“Âdemoğlunda bir şeytanın lemmesi (dokunuşu) vardır, bir de meleğin lemmesi. Şeytanın lemmesi, şerre teşvik etmek ve hakkı yalanlamaktır. Meleğin lemmesi ise iyiliği ilham etmek ve hakkı tasdik etmektir. Bunu her kim vicdanında hissederse, Allah’tan olduğunu bilsin ve Allah’a hamdetsin. Öbürünü hisseden de şeytandan Allah’a sığınsın." (2)
Şeytan gibi bir varlık, fıtrî letafeti ile bedenimizde ve kalbimizde dolaşabiliyor ise, mutlak nur ve hayır olan melek ve ruhanîlerin bunu yapması daha ehvendir... Ayrıca okumanın geçerli olabilmesi için dudakların hareket etmesi şarttır. Sadece gözüyle okumak okuma olarak kabul edilmez. Namazdaki okumalarımız ve tesbihattaki okumalarımız buna dâhildir. Dudaklarımızı kapatıp sadece içimizden okumak okuma olarak kabul edilmez. Yani kendimiz işitecek kadar bir sesle okumak şarttır.
Dipnotlar:
(1) bk. Tirmizî, Radâ 17, 1172.
(2) bk. Tirmizi, Tefsir, 2/25.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü