Mançur ve Moğolların fesatlarının, çekirge afeti gibi neslen devam etmesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bazı mülhidler derler: 'Bu kadar acaibi yapan ve yapacak taifeler nerede?'"

"Elcevap: Çekirge gibi bir afat, bir mevsimde pek çok kesretle bulunur. Mevsim değiştikçe, memleketi fesada veren kesretli o taifelerin hakikatleri, mahdut bazı fertlerde saklanıyor. Yine zamanı geldikçe, emr-i İlahi ile o mahdut fertlerden gayet kesretli aynı fesat yine başlar. Güya onların hakikat-i milliyetleri inceliyor, kopmuyor; yine mevsimi geldikçe zuhur ediyor."

"Aynen öyle de bir zaman dünyayı hercümerc eden o taifeler, izn-i İlahi ile mevsimi geldiği vakit, aynı o taife, medeniyet-i beşeriyeyi hercümerc edecekler. Fakat onların muharrikleri başka bir surette tezahür eder. Lâ ya'lemu'l-ğaybe illâllah."(1)

Burada bir yanlış anlama var; kötülüğün nesilden nesile geçmesi söz konusu değildir. Şayet öyle olsaydı puta tapan Azer’in oğlu İbrahim peygamber olmazdı. Hz. Nuh’un hanımı ve oğlu kendisine iman ederdi. Kendine ilah diyecek kadar azgınlaşan Firavun’un karısı Asiye annemiz de inanmazdı. Bunun binlerce misalleri var.

Burada işaret edilen asıl nokta, kötülüğün ve şerrin hiçbir zaman bitmeyeceğidir. İman ile küfür, iyilik ile kötülük, hayır ile şer, ihtilaf ile ittihad biribirine zıt olup, bunların mücadelesi kıyamete kadar devam edecektir. Bu değişmez ezelî bir kanundur. Bazen şer hâkim olur, hayır incelir ve bir şahısta saklanır; bazen de hayır hâkim olur, şer incelir ve bir şahısta gizlenir.

Bir şahısta gizlenen bu hayır ve şer, hayra ya da şerre bir cihetle çekirdek olur. Nasıl koca incir ağacı küçücük incir çekirdeğinde program olarak saklanabiliyor ise, aynı şekilde hayır ya da şer bir şahısta gizlenip saklı kalabilir.

Mesela, mehdi ve deccal bir cihetle bu vazifeyi ifa eden şahsiyetlerdir. Çekirdeğin neşvünema bulabilmesi için suya, toprağa ve güneşe nasıl ihtiyaç varsa, aynı şekilde şahıslarda gizli olan hayır ve şer kabiliyetinin inkişafı için de sosyal bir zeminin bulunması gerekir.

Bu fesat ve şerrin nesilden nesile intikal etmesi bu manadadır. Yoksa "Moğollar ezelde kötü idi daima kötü kalacaklar, bu da nesilden nesile irsiyet şeklinde intikal edecek." demek doğru değildir. Buradaki ifade umumi bir kaidedir.

1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 6.380
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

Yine zamanı gelince emri İlahi ile mahdut fertlerden gayet kesretli aynı fesat nasıl başlar? Bu mahdut fertlerden, insanları kışkırtarak sayılarını arttırıp şerlerine ortakçı mı ediyor?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Mesela Karl Marx ve Friedrich Engels’in Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto dünyada büyük bir etki ve infial oluşturdu ve dünyanın ve milyonlarca insanın yaşamının değişmesinde belirleyici bir rol oynadı. Dinsizlik ve komünizmin dünyaya yayılmasına ve dünyanın yarısını istila etmesine bir çekirdek bir mahdut fert oldu.

Bir çok şer ve fesat şebekesi bu tarz fert ve şahıslarla açığa çıkar ve yayılma gösterir. Tabi burada o fert harikulade bir şekilde tek başına bu işleri yapıyor değildir onlar kıvama gelmiş ihzar olmuş o fertte durumun fitilini ateşleyen birer kıvılcımlar oluyor.

Kapitalizm insanların canına okumuş, sömürmüş, ezmiş, aşağılamış insanlar patlamaya hazır bir vaziyete ve kıvama gelmiş sonra mahdut bir fert gelip o kıvama bir dokunuş ile patlatmış. Toplumsal olaylar zamanla ve bir takım şartlarla gelişir hazır bir hale gelir sonra birisi o hazır hali aksiyona geçirir. Bu hayır içinde böyledir şer içinde böyledir.

Yoksa bir insanın tek başına bütün toplumu her aşamasına müdahil olarak hazırlayıp sevk ve idare etmesi adetullah açısından pek mümkün değildir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...