"Tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve seri-üt teessür olduğundan, maddeten tesiri tecrübe edilen belki semlendiren" Pis nazar zehirler mi, izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bir kadın tesettüre riayet etmez, edep ve hayâ libasına bürünmezse neticeleri vahim olabilir. Karşı cinsin kötü nazarını celbetmemek için, semlendirici yani zehirleyici bir şekilde açılıp saçılmamalıdır. Yoksa hem kendi hayatını hem de başkasının hayatını berbat eder.
Fıtratı bozulmamış bir kadın veya genç bir kızın başkasının nazarından, pis bakışlarından sıkılması gerekir. Eğer sıkılma olmuyorsa, ahlak ve hayâ noktasından sukut etmiş demektir. Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor:
"Göz değmesi, deveyi kazana, adamı mezara sokar." (bk. el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ: II, 76; el-Mağribî, Câmiu'ş-Şeml: II, 49; el-Münâvî, Feyzü'l-Kadîr: Hadis no: 5748).
Nazar, yani halkın tabiri ile "göz değmesi" haktır. Bazı insanların bakışında isabetli tesir, mahiyetini bilmediğimiz zehirli ve zararlı birtakım ışınlar olduğu için, nazar ettiği insana ciddi zararlar verebilir. Nazardaki bu zararlı ışınlar nazar olunan şahsı hadisin tabiri ile kabre kadar götürebilir. Bazen de maddi ve manevi hastalık suretinde görünür.
Bir insan güzel olan her ne görürse görsün, “Maşallah; Allah’ın dilemesiyle olan bu, ne güzel şey.” demelidir. "Maşallah" kelimesi dışarıdan gelebilecek menfi etkileri azaltır, onlara zırh olur. Bir ayette mealen şöyle buyurulur:
“Ne olurdu sen kendi bağına girdiğin zaman keşke ‘Mâşâallah lâ kuvvete illâbillah, Bunu Allah diledi de oldu, benim kuvvetimle değil. Allah’tan başka bir kuvvet sahibi yoktur.’ deseydin ya! Her ne kadar beni malca ve evlatça kendinden az görüyorsan da.” (Kehf, 18/39)
Nazar kötü niyetli, kalbi eğri ve haset kimselerden sudur eder. Aşırı sevgiden dolayı da nazar değebilir. Kişi malını, evladını, bağını veya evini kendi mülkü gibi gördüğü, mülkün asıl sahibini unuttuğu için menfi netice ile karşı karşıya kalabilir. “Maşallah” diyen kişi, mülkün gerçek sahibinin Yüce Allah olduğunu, her güzelliğin ve hayrın onun (c.c) ihsanı olduğunu ifade etmiş, o güzel şeyi onun korumasına teslim etmiştir. Peşine “Bârekallah” kelimesi de eklenirse, “Bu nimeti benim için mübarek kıl.” diye dua edilmiş olur.
Cenab-ı Hak Nâs Suresi’nde şöyle buyurur:
“De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine. İnsanların Melikine. İnsanların İlahına. O sinsi vesvesenin şerrinden. O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım!”
Resulullah Efendimiz (asm.) de bazı hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:
“Nazardan Allah’a sığınınız. Çünkü göz (değmesi) gerçektir.” (İbn Mace, Tıb, 32)
“Evinden çıkarken şu duayı okuyan kişi muhafaza altına alınır, şeytan da ondan uzaklaşır:
'Bismillâhi tevekkeltü alellâhi lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.' Allah Teâlâ’nın ism-i şerifini zikrederek evimden çıkarım. Ben Allah’a tevekkül ettim, güç ve kuvvet sadece Allah’ın lütuf ve ihsanıyladır.” (Tirmizî, Deavât, 34)
Netice olarak, İslam itikadında pis ve kem gözlerin menfi tesiri vardır, bundan sakınmak gerekir. Kadınların böyle nazarlardan sakınmasının en güzel yolu tesettürdür, haremlik ve selamlığa dikkat etmektir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Emirdağ Lahikası'nda, evliyalar helva getirse, yemeyeceğini ifade ediyor Üstad. Aklı ve ruhu ile beraber, nefsinin de tam kabul ettiğini ifade ediyor. Bozulmamış olmak şartıyla nefis de aslında aynı. Şehvani sevmekler, bahisten hariçtir. Kuvve-i şeheviye vasat mertebesine devam etse sorun yok fakat ifrat ve tefrit, fıtratı ifsat ediyor. Yalancı bir iştiha-i kazibe ile yedirir, hasta eder. Ne dünya, ne de ahirete faydası var.