"Hakikat nokta-i nazarında beş paraya değmeyen ve ehl-i hak ona on para kıymet vermeyen meselelere, divane olmuş elmasçı..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve hakikat nokta-i nazarında beş paraya değmeyen ve ehl-i hak ona on para kıymet vermeyen meselelere, divane olmuş elmasçı bir Yahudinin beş paralık cam parçasına beş lira fiyat verdiği gibi, beş yüz lira kıymetindeki vaktini o meseleye hasreder."
"Elbette bu kadar fiyat verip ve şiddetli hissiyatla sarılmak, batıl yolunda dahi olsa, samimi bir ihlâs olduğundan, o meselede muvaffak olur ve ehl-i hakka galebe eder."(Lem'alar, Yirminci Lem'a.)
Her şeye kıymeti nispetinde değer vermek gerekir. Eğer basit bir şeye çok kıymetli bir şeymiş gibi değer verilirse, bu kişinin akıllı olmadığını gösterir. Yahudi bir elmasçının, bir cam parçasınını elmas fiyatına alması, onun deli olduğunu kati bir şekilde gösterir.
İşte bu kaideye binaen, dünya ve içindekiler elmas gibi olan ahiret hayatına nispeten bir cam parçası gibidir. Zira ahiret hayatı ebedî, dünya hayatı ise çabuk söner bir saman alevi gibidir.
İnsanın dünya hayatından cennet hayatına geçişi, ana rahminden bu dünyaya gelmesine benzetiliyor. Ana rahmindeki hayat ne kadar şaşaalı olursa olsun, dünya hayatına göre zindan hükmünde kaldığı gibi, dünyanın her türlü elemden uzak, bütün isteklerin rahatlıkla karşılandığı şaşaalı bir hayatı, cennet hayatına göre zindan gibi karanlıklı kalır.
Peygamber Efendimiz (asm.) cenneti, "Ne gözler görmüş, ne kulaklar işitmiş ne de beşerin kalbine hutur etmiştir." (bk. Müslim, İman 312.) şeklinde tarif buyururlar. Cenneti bizzat gören Allah Resulünün (asm.) bu hadis-i şerifleri Üstad Hazretlerinin şu dua cümlesini hatırlatıyor:
"Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster..." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Suret.)
Dünya ile ahiret arasında, gölge ile asıl arasındaki fark kadar büyük bir farklılık olunca, bu gölgeler âleminde asıllar âlemi olan ahireti ve cenneti elbette anlayamayız ve tahmin edemeyiz.
Ebedî saadeti kazanmak için verilmiş olan duygu ve cihazlarımızı dünyanın gelip geçici fani şeylerinde heba etmek, aynen o divane Yahudi’nin cam parçasına elmas fiyatı vermesi gibidir.
İşte kâfirlerin dünyadaki başarısının bir sebebi de bütün duygu ve cihazlarını bütün güçleri ile dünyaya sarf etmeleridir. Bu da onlara geçici olarak dünyada bir başarı veriyor, ama ebedî saadeti kaybediyorlar.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü