Mesela, Ahmet ile iş yapacağım, Veli de biliyor ki, Ahmet sahtekâr bir adam. Veli, ben ona sormadan, beni uyarması caiz mi? Ben sormadan söylerse gıybet olur mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şayet Veli, o sahtekâr kişi ile kesin iş yapacağını biliyor ve kendisine de bir şekilde sorulmayacağını hissediyorsa, kardeşinin zarar görmemesi için ikaz ve ihtarda bulunabilir. Burada muhtemel bir zararı önlemek ve ticaretin emniyetini temin etmek manası galip olduğu için, bu ikaz ve ihtar gıybet olmaz, kanaatindeyiz. Fakat burada esas kriter, bu yapılan ikazın sırf allah rızası için olması, yani bir garaz ve kin karışmamasıdır.

Lakin herhangi bir ticaret veya başka bir iş durumu yokken, gelip onun hakkında konuşması gıybettir. Burada ruhsatın asıl sebebi, ticaretin emniyeti ve zararın bertaraf edilmesidir ki, bunun için de sormak şart değildir; sormadan da ikaz ve ihtar edilebilir.

Üstad Hazretlerinin şu ifadeleri buna işaret ediyor:

"Birisi de: Bir adam onunla teşrik-i mesai etmek ister, seninle meşveret eder. Sen de sırf maslahat için, garazsız olarak, meşveretin hakkını eda etmek için desen: 'Onunla teşrik-i mesai etme. Çünkü zarar göreceksin.'" (Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, Hatime.)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 6.385
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Sorunun ancak sorulması sonrası verilecek cevap, ancak helallik makamıdır. Arkadan konuştuk, hakkını et diyor. Ne oldu, işkillendi. Halbuki üzerinde durulacak bir şey değildi. Helal et de, geç git. Soruldu mu ki, cevap verme ihtiyacı hissediyorsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
afsin demir

Onun ile teşrik-i mesaî etme. Çünki zarar göreceksin.

Demek yeterli mi?

Genellikle neden sorusu sonrası garazsız ve kinsiz cevap verilirse bu giybete girer mi?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Bu ifadeyi kullanmak, birini koruma amacı taşısa da gıybet sınırına oldukça yakındır. Durumu şu iki açıdan değerlendirmek gerekir:

1. İslam Fıkhı Açısından (Gıybetin İstisnaları)

Eğer niyetiniz sadece karşınızdaki kişiyi bir zarardan korumaksa (tahzir), bu durum gıybet kapsamına girmeyebilir. Ancak şu şartlara dikkat edilmelidir:

  • Zarar Kesin Olmalı: Sadece bir zandan ibaret olmamalı.

  • Miktar: Sadece uyarmaya yetecek kadar konuşulmalı; karşı tarafın tüm kusurları dökülmemelidir.

2. Neden Sorusu ve Garazsız Cevap

"Neden?" sorusuna verilen cevap, kişinin onurunu zedeleyen detaylara girerse gıybet olur. "Neden?" sorusu gıybeti meşrulaştırmaz. Garazsız ve kinsiz olmanız sizin niyetinizle ilgilidir; ancak gıybetin tanımı, "kişinin arkasından, duyduğunda hoşlanmayacağı bir şeyi konuşmaktır."

Kısaca eğer sadece zarar görmesini engellemek için uyardıysanız ve gereksiz detaylara, karalamaya girmediyseniz bu "nasihat" ve "uyarı" kategorisine girer, gıybet sayılmaz. Fakat neden sorusundan sonra kişinin şahsiyetini hedef alan ifadeler kullanılırsa, niyetiniz iyi olsa bile gıybet oluşabilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...