"Mesailerinin tanzimine ve mâbeynlerindeki emniyetin tesisine ve teavün düsturunun teshiline muhtaçtırlar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte bu esaslara binaen, ehl-i İslâm dünyaya ve hırsa sevk etmeye ve teşvik etmeye muhtaç değildirler. Terakkiyat ve âsâyişler bununla temin edilmez."

"Belki mesailerinin tanzimine ve mâbeynlerindeki emniyetin tesisine ve teavün düsturunun teshiline muhtaçtırlar. Bu ihtiyaç da, dinin evâmir-i kudsiyesiyle ve takvâ ve salâbet-i diniye ile olur."(1)

Kâfirler, dünya işlerindeki mesailerini çok iyi tanzim edip sistemleştirdikleri için, ihtilafa sebep olacak birçok noktaları halletmişler. Tabiri yerinde ise, ücret ve menfaatleri kendi aralarında pay ettikleri için aralarında bir rekabet olmuyor.

Ama Müslümanlar arasında ne yazık ki, böyle bir teşrik-i mesai, işlerin tanzimi, adaletli bir ücret sistemi pek yoktur. Böyle olunca da sair dindaşları ile ihtilafa düşmesi ve karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz hale geliyor.

Şimdi bütün dünyada, mesailerin tanzimine, iş bölümüne ve ihtisasa çok ehemmiyet verilmektedir. Kim, hangi işi yapacaksa, daha başlangıçta belirlenmekte ve o istikamette meleke sahibi olmasına çalışılmaktadır. Bütün ömrünü aynı meslek üzerinde harcayan ve himmetini belli bir noktaya yoğunlaştıran bir kimsenin ilerleyip muvaffak olması gayet tabiidir. Maalesef bu mana Müslüman âleminde pek tesis edilememiştir.

Emniyetin tesisi de çok mühim bir esastır. Mesai yapacağınız insanlar, ne kadar işlerinin ehli olurlarsa olsunlar, güvenilir ve dürüst olmazlarsa işler yürümez. Bu nedenle fenalıktan sıkılmayan fasıklarla, işlediği kötülüklerle iftihar edenlerle, yaptığı zulümlerden lezzet alanlarla mesai yapılmaz ve yapılmamalıdır. Eğer yapılırsa zarar görüleceği açıktır.

(1) bk. Sözler, On Yedinci Lem'a, Yedinci Nota.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...